POS CİHAZI HASILATI İLE KDV BEYANLARI ARASINDAKİ UYUMSUZLUK-TAKDİR KOMİSYONU KARARI

“POS cihazıyla elde ettiği hasılat ile buna ilişkin katma değer vergisi beyanları arasında uyumsuzluk tespit edildiğinden dolayı kurumlar vergisi yönünden takdire sevk edilmiş ise de, takdir komisyonunca inceleme ve araştırma yapılmadığı, davacı şirketin uyuşmazlık konusu dönemde beyan ettiği kurum kazancından daha fazla kazanç elde ettiği yönünde bir tespit bulunmadığı gibi geçmiş dönem zararı da dikkate alınmadan genel ifadelerle takdir olunan matrah üzerinden yapılan vergilendirmede hukuka uyarlık bulunmadığı”

  (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2013/39, K:2014/138)

MÜCBİR SEBEP, DEFTER BELGE İBRAZ ETMEME, ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI CEZASI

“Mücbir sebebin varlığı ortaya konulmaksızın yasal defterlerin inceleme elemanına ibraz edilmemesi suretiyle Vergi Usul Kanununun 359’uncu maddesinin (a) fıkrasının 2’nci bendinde düzenlenen gizleme fiili gerçekleştiğinden vergi ziyaı cezasının, katma değer vergisi aslının üç katı üzerinden kesilmesinde yasaya aykırılık görülmediği”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu    E:2013/476  K:2014/103 )

ÖDEME EMRİNDE DAVA AÇMA SÜRESİNİN BELİRTİLMEMESİ

“Dosyada bulunan ödeme emrinde, bu işleme karşı başvurulacak yargı mercii veya idari makam gösterilmesine karşın başvuru süresinin gösterilmediği saptanmaktadır.
Bu durum, Anayasanın 40’ıncı maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin gerekçede belirtildiği gibi son derece karışık olan mevzuat karşısında bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı ve dolayısıyla, Anayasanın 36’ncı maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini sınırlayıcı bir sonuç doğurmuş ve Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunmasını düzenleyen 40’ıncı maddesine açıkça aykırılık yaratmıştır.
Başvuru süresi gösterilmeyen ödeme emirlerine ilişkin yazılı bildirim süreyi başlatmayacağı için davanın süresinde açılmadığından söz edilemeyeceği”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 26.3.2014 E:2013/651 K:2014/202)

UMUMİ VEKİLE YAPILAN TEBLİGAT

“ Vekilin vergi dairelerinde, tüm resmi ve hususi dairelerde müvekkilini tam bir salahiyetle temsile, gerekli evrak ve belgeleri almaya, beyannameleri ve tüm belgeleri imzalamaya yetkilendirildiği görüldüğünden vergi dairesinin hiçbir adreste bulamadığı mükellef adına düzenlenen ihbarnameyi bu vekaletnameye dayanarak davacı Vekiline tebliğ etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2013/311, K:2014/86)

 

ÇİFT FATURA, ÖTV MATRAHI AŞINDIRMA

“ Otomobil ithalinde çift fatura kullanılarak oluşan kıymet farkı Almanya, … gümrük/vergi idarelerinden alınan resmi yazılar içeriği ve eki belgeler ile davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri eki faturaların mukayese edilmesi sonucu araç şase numaraları bazında somut olarak tespit edilmiş olup, verginin ödenmesinden sorumlu olan motorlu araç ticareti yapan davacı tarafından özel tüketim vergisi matrahı aşındırıldığından, şase numarası bazında tespit edilen otomobil kıymet farkı üzerinden kar oranı dikkate alınarak hesaplanan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı hk.

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2013/886, K:2014/67)

YASAL OLMAYAN KAYITLAR, RESEN TARH NEDENİ, VERGİ MATRAHININ HUKUKA UYGUNLUĞU

“…yapılan aramada şirket çalışanının ikametgahında ele geçirilen yasal olmayan kayıtların, davacı şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, ortada re’sen tarh nedeni bulunduğu açık olduğundan, matrahın hukuka uygunluğu hususunda davacı şirketin defter ve belgeleri incelenerek ulaşılacak sonuca göre yeniden  karar verilmesi gerektiği…”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2013/782, K:2014/55)

KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU İÇİN ŞİRKET HAKKINDA YÜRÜTÜLEN TAKİP MUAMELELERİNİN USULÜNE UYGUN OLARAK TAMAMLANMASI GEREKTİĞİ HK.

“….Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiş ise de, ……şirket hakkında yürütülen takip muamelelerinin usulüne uygun olarak tamamlandığı davalı İdarece ortaya konulamadığı gibi, şirketin amme alacağını karşılamaya yetecek malvarlığı bulunmadığı hususunda da yeterli inceleme ve araştırma da yapılmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerektiği…”

(Danıştay 4.Daire 11.10.2011 E:2008/2412 K:2011/7392)

VERGİ ZİYAI CEZASI,BORCU YOKTUR YAZISINA MANİ Mİ?

Beyanname Geç Verilmekle Birlikte Tahakkuk Eden Vergi Vadesinde Ödendiğinden Vergi Ziyaı Cezasının Kesilemeyeceği ve Bu Durumun “BORCUM YOKTUR” Kapsamında Değerlendirileceği Hk.

“ İncelenen dosyada, 2007 yılına ait gelir vergisi beyannamesini yasal süresinden sonra 26.3.2008 tarihinde elektronik ortamda veren davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, tahakkuk işleminin nihai amacının tahsilatın gerçekleşmesi olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu olayda da tahakkuk eden vergi yasada belirtilen vadede ödediğinden verginin Hazineye geç intikali söz konusu değildir.

Bu durumda, olayda vergi ziyaı oluşmadığından ve davacının bu yöndeki itirazı 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde belirtilen böyle bir borcun olmadığı kapsamında görüldüğünden, ödeme emrinin iptali gerekirken aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

(Danıştay 4.Daire 9.10.2012 E:2010/8299 K:2012/5179)

ANONİM ŞİRKET ORTAKLARI, ŞİRKETTEN TAHSİL EDİLEMEYEN VERGİ BORÇLARINDAN SORUMLU TUTULAMAZ

“ 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanunun 35 inci maddesinde, …… hükmü yer almasına karşın anonim şirket ortaklarının takibine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, anonim şirketlerde, vergilendirme ile ilgili ödevlerin kanuni temsilciler tarafından yerine getirileceği, kamu alacağının kısmen veya tamamen şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi halinde kanuni temsilcilerin sorumluluğu tutulacağının açık olması karşısında şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen kamu alacağı için anonim şirket ortaklarının sorumluğuna gidilmesi hukuken mümkün değildir.”

(Danıştay 4.Daire 27.0.2011 E:2009/8586 K:2011/8595)

 

DEFTER ve BELGELERİN İBRAZ EDİLMEMESİ NEDENİYLE YAPILAN 3 KAT VZC’lı KDV TARHİYATI

– MALİ TATİL SÜRESİNCE DEFTER VE BELGELERİN İBRAZI İSTENEMEZ.

“Davacı şirketin defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin yazının mali tatil süresi içerisinde istenildiği ve bunun sonucunda vergi inceleme raporunun düzenlendiği görüldüğünden, mükelleflerin defter ve belgelerinin mali tatil süresi içerisinde istenilemeyeceğine ilişkin 5604 sayılı Kanunun emredici hükmü karşısında davacı şirket adına defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

(Danıştay 9.Daire 5.6.2012 E:2010/3384 K:2012/3367)