MALİ TATİLDE İSTİNAF VE TEMYİZ BAŞVURU SÜRELERİ İŞLEMEYE DEVAM EDER

  • “ 5064 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1’inci maddesi uyarınca mali tatil süresince işlemeyeceği belirtilen süreler arasında temyiz başvurusu süresine açıkça yer verilmediğinden otuz gün geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği “
  •  (Danıştay 3.Daire 23.2.2009 E:2007/3182 K:2009/461)

ORTAKLARIN ŞİRKET İŞLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ AMACIYLA ŞİRKETTEN BORÇ ALMASI ,ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI, ORTAKLAR CARİ HESABI

“…kurumların nakit kaynaklarının ortakları adına açılmış bulunan cari hesaplar aracılığıyla ortaklara karşılıksız olarak kullandırılması suretiyle örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan söz edilebilmesi için, salt bu hesaplar aracılığıyla ortaklara kaynak aktarılmış olması yeterli bulunmayıp, bu kaynakların hangi nedenlerle ortaklara aktarıldığının her işlem için ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle yapılan işlemin niteliğinin örtülü kazanç dağıtma amacına yönelik olup olmadığının ya da bu sonucu doğurup doğurmadığının ortaya konulması gerektiği,

 

uyuşmazlıkta, inceleme elemanınca bu tür bir inceleme ve belirleme yapılmadığı, inceleme raporunda ayrıntılı dökümü yer alan ortaklar cari hesabının, karşılıklı işlemesi ve verilen paraların ortağın üzerinde sürekli kalmaması hususu dikkate alındığında davacı şirketin ortaklar cari hesabında görülen hareketlerin şirket faaliyetine ilişkin olduğu yönündeki iddiasının yerinde olduğu,

 

muhasebe kuralları çerçevesinde işleyen ortaklar cari hesabı yoluyla şirket faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla şirketçe ortağa ödünç para kullandırmasının …. örtülü kazanç dağıtımı olarak kabulüne olanak bulunmadığı”

(Danıştay 4.Daire 22.5.2012 E:2009/951 K:2012/1919)

ÖRTÜLÜ KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ

“…. örtülü kazanç dağıtımına ilişkin yasal düzenlemelerin amacının, kuruma ait kazancın tamamen ya da kısmen vergiye tabi tutulmaksızın kurum dışına çıkarılmasını önlemek olduğu,

örtülü kazanç dağıtımından söz edilebilmek için doğrudan ya da dolaylı bir ortaklık ilişkisinin ve menfaat aktarımının ortaya konulması gerektiği,

davacı şirket tarafından, gerek inceleme elemanına verilen ifadede gerek dava dilekçesinde, söz konusu paraların şirket işleri için kullanıldığı iddia edilmesine karşın para hareketlerinin gerçek mahiyetinin araştırılmadığı, emtia alımında kullanılıp kullanılmadığı hususunda yasal defterler üzerinde bir inceleme yapılmadığı, ortaklar tarafından şahsi menfaat sağlamaya yönelik kullanıldığı hususunda da bir tespitte bulunulmadığı, ayrı bir hesapta takip edilen ortaklarına olan borçların dikkate alınmadığı, bu haliyle 213 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde öngörülen, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırma ve tespit etme amacına uygun düşmeyen, eksik ve varsayıma dayalı inceleme üzerine yapılan tarhiyata karşı açılan davayı reddeden Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmediği “

(Danıştay 4.Daire 13.5.2014 E:2014/83 K:2014/3310)

 

ORTAKLARIN ŞİRKET İŞLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ AMACIYLA ŞİRKETTEN BORÇ ALMASI – FİNANSMAN HİZMETİ – KDV – ORTAKLAR CARİ HESABI

“Bir hizmetin finansman hizmeti olduğundan bahisle, katma değer vergisine tabi tutulabilmesi için ödünç para verildiğinin ve alındığının hukuken geçerli ve yeterli tespitlere dayalı olması gereklidir.

Olayda, …… faaliyetinde bulunan yükümlü kurumun, ortaklarına, ortaklar cari hesabını kullanarak ödünç para verdiği, ancak bu işlem için faiz almadığı, katma değer vergisi hesaplamadığından bahisle dava konusu cezalı tarhiyat yapılmış ise de, ortakların şirket işlerinin yürütülmesi amacıyla her zaman şirketten borç para almaları veya şirkete borç para vermeleri mümkün olup, ortakla şirket arasında bu şekilde sürekli hareket halinde işleyen ortaklar cari hesabının bulunması ve bu işlem için faiz yürütülmemesi ekonomik gereklere uygun ve iş yaşamının doğal akışı gereğidir.

Bu nedenle, ortaklara ödünç para verme işleminin finansman hizmeti sayılarak katma değer vergisine tabi tutulması ve bu nedenle yapılan tarhiyata karşı açılan davanın reddinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2002/631 K:2003/332)

MÜCBİR SEBEP HALİ BULUNMAKSIZIN DEFTER ve BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMESİ

“….defter ve belgelerin, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen yazı ile ibraz edilmesi istenilmiş olmasına rağmen, inceleme elemanına…..mahkemeye de ibraz edilmediği sabittir.

Davacı, ibraz etmeme keyfiyetine gerekçe olarak, hiçbir neden göstermediği gibi sadece defter ve belgelerin muhasebecide bulunması nedeniyle ibraz edilemediğini ileri sürmektedir.

Defter ve belgelerin muhafaza biçim ve süreleri ile ibraz yükümlülüğünü düzenleyen yasal hükümler karşısında, ileri sürülen bu hususların haklı mazeret olarak kabulü mümkün değildir.

Dolayısıyla, hiçbir mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacının daha sonra dava aşamasında sadece belgelerini mahkemeye ibraz edebileceği yönündeki istemi vergi incelemesinden amaçlanan sonuçların ortadan kaldırılmasına sebebiyet verebileceğinden ve Katma Değer Vergisi Kanunu ile getirilen esaslara uygun olmadığından, ara kararı ile defter ve belgelerin mahkemeye ibrazının istenmesi ve ibraz edilen belgeler üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi hukuka uygun görülmemiştir.
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 9.4.2014, E:2013/709 K:2014/210)

YURTDIŞINDAKİ GRUP ŞİRKETTEN BORÇLANMA ve FAİZ ÖDEMELERİNDE TEVKİFAT DURUMU

“….5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının …… yer verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden tevkifat yapılabilmesi için kredinin münhasıran kredi hizmeti veren kurumlardan alınması gerektiği yolunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta, kredi alınan kurum olan …….şirketinin ana sözleşmesinin inceleme raporuna ekli tercümesinde, şirketin faaliyet konusunun …….. ve yurtdışında bulunan grup şirketlerine, değerli kağıtların denetimi yasasına tabi işlemlere ve bankacılık yasası bağlamındaki bankacılık işlemlerine ilişkin faaliyetler hariç olmak üzere her türlü finans hizmeti sağlamak olduğunun belirtildiği, dolayısıyla kredi vermeye yetkili bir kurum olduğu anlaşılan şirkete yapılan faiz ödemelerine ilişkin olarak vergi kesintisi yapma zorunluluğu bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiştir.”
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 30.4.2014, E:2014/151 K:2014/306)

HAVALİMANLARINDA YAPILAN OTEL, LİMAN MEYDANI İNŞAA, YENİLEME VE GENİŞLETME İŞLERİ KDV’DEN İSTİSNADIR

Hava limanlarını kullanarak seyahat edecek yolcuların barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla ……Yeni Dış Hatlar Terminali Binası ve Mütemmimleri Projesinin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılmasına İlişkin Uygulama Sözleşmesi kapsamında …… otel inşası işi,… liman ve hava meydanlarının inşaası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini kendisi yapan veya yaptıran mükelleflere bu işlere ilişkin olarak yapılan teslimlerin … 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca tam istisna kapsamında olduğu
(Danıştay 9.Daire E:2010/7338 K:2011/625)

DÜZELTME BEYANNAMESİNE İHTİRAZİ KAYIT KONULABİLİR Mİ? – 2

“Beyan üzerinden alınan vergilere ait matrahın ihtirazı kayıtla beyanı, beyannamenin vergi kanunlarında öngörülen zamanlarda verilmesi koşuluna bağlıdır. Beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameye konulan ihtirazi kaydın, beyanname üzerinden yapılan tahakkuka etkisi yoktur.

Bu bakımdan, beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannamesine konulan ihtirazi kayıt kabul edilemeyerek tahakkuk eden vergi, gecikme faizi ve damga vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.”

(Danıştay 4.Daire E:2016/21514 K:2017/4187)

DÜZELTME BEYANNAMESİNE İHTİRAZİ KAYIT KONULABİLİR Mİ?

“Beyan üzerinden alınan vergilere ait matrahın ihtirazi kayıtla beyanı, beyannamenin vergi kanunlarında öngörülen zamanlarda verilmesi koşuluna bağlıdır. Beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameye konulan ihtirazi kaydın, beyanname üzerinden yapılan tahakkuka etkisi olmadığı gibi dava açma hakkı vermesi de mümkün değildir.”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2014/68 K:2014/255)

VDDK’nın “Mesleki Özen” Kavramına Bakışı

“Yeminli mali müşavirlerin, işlemlerini yürüttüğü firmaların mali tablolarını ve beyannamelerini düzenlerken gösterecekleri mesleki özeni, bu firmalara düzenleyecekleri tasdik raporlarında da göstermeleri zorunludur. Bu bağlamda tasdik raporlarının düzenlenmesinde yeminli mali müşavirlerce, tasdikin konusu ve kapsamı ile ilgili olarak yeterli miktarda güvenilir kanıt toplanması, hata ve hileleri ortaya çıkaracak şekilde ayrıntılı inceleme ve araştırma yapması gerektiği”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E: 2013/435 K: 2014/98)