Komisyon Karşılığı Fatura Düzenlenmesi

“Davacı şirketin faaliyet adresini terk etmesine ve şirket yetkilisince, işlerinin kötü gittiğinin ifade edilmesine karşın ilgili yıllarda katma değer vergisi beyannamelerinde yüksek tutarlı hasılat beyan edilmesi ve tahakkuk eden cüzi katma değer vergisinin ödenmemesi, ayrıca alış ve satışlarının gerçek olduğu hususunda hukuken kabul edilebilir nitelikte bir kanıt bulunamaması karşısında faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği sonucuna ulaşıldığı”

(Danıştay 4.Daire E: 2008/4600 K: 2011/7421)

Limited Şirket Ortağı Adına Ödeme Emri Düzenlenmesi (AATUHK Md.35)

“…şirket borçlarından dolayı ortağın takip edilebilmesi için öncelikle borcun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinin ortaya konulması gerektiği, bu durum tespit edilmeden ve şirket hakkındaki yasal takip yolları tüketilmeden davacı şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı…”

(Danıştay 4.Daire E2009/1214 K: 2011/1121)

Ödeme Emrine Karşı Açılacak Davada İleri Sürülebilecek Olan “Böyle Bir Borcu Olmadığı” İddiasına İlişkin Emsal Karar

“Davacı tarafından kurumlar vergisi beyannamesinin verilmediğinin tespit edilmesi üzerine takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden salınan cezalı tarhiyatın tebliğ edildiği, dava konusu edilmemesi üzerine kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği,

……davacının uyuşmazlık konusu dönemde faaliyette olduğu hususunun ortaya konulamadığı, dolayısıyla, yeterli ve somut tespitler içermeyen takdir komisyonu kararı dayanak alınarak salınan cezalı tarhiyatta hukuki isabet bulunmadığından, tahsil için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülen iddiaların da böyle bir borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği”

(Danıştay 4.Daire E:2010/1165 K:2013/1068)

Sahte Fatura Tespitinde Katma Değer Vergisi

Hazır beton üretimi ve inşaat malzemeleri ticareti işi ile uğraşan şirket hakkında sahte fatura kullanarak haksız katma değer vergisi indiriminde bulunulduğundan bahisle yapılan tarhiyatın varsayıma dayalı olduğu, yeterli tespit bulunmadığına ilişkin bir karar;

“……(X) şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların …gerçekte yapılmayan mal ve hizmet ifasına ilişkin olduğunun tespit edilmesi nedeniyle söz konusu fatura tutarların ….isabet eden indirimlerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığından bahisle cezalı tarhiyat yapılmış ise de; (X) şirketinin vergi dairesinde mükellefiyet kaydının devam ettiği, kum ve çakıl ocağı ile araç ve makina parkının bulunduğu, söz konusu faturaların gerçek dışı düzenledikleri hususunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, yalnızca, (X) şirket yetkilisinin ifadesinin esas alındığının anlaşıldığı”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2006/3 K:2006/77)

Yeminli Mali Müşavir Sorumluluğu – 3

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227’nci maddesi ile 3568 sayılı Kanunun 12’nci maddesinde yer aldığı üzere, yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikten sorumlu tutulabilmesi için, tasdikin doğruluğu için gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi, bunun sonucunda vergi ziyaı çıkması ve bunun yeminli mali müşavir ile mükellefin ortak kusurundan kaynaklanması gerektiği,

……..

Davacı yeminli mali müşavirin şirket kayıtlarındaki tespitlerden hareketle düzenlediği ek tasdik raporunu vergi dairesine vererek ilk tam tasdik raporunu bertaraf ettiği ve davalı idarenin bu rapora dayanarak inceleme başlattığı dikkate alındığında, davacının gerekli özeni göstermediğinden ve mükellef ile ortak kusurla vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden müteselsil sorumlu tutulamayacağı,

(Danıştay 4.Daire E:2008/2262 K: 2010/6319)

Yeminli Mali Müşavir Sorumluluğu

Yeminli mali müşavir olan davacının, 1997 yılı için tam tasdik sözleşmesi imzaladığı, ancak …..1997 tarihinde sözleşmesinin fesh edilmesi nedeniyle tam tasdik raporu düzenleyemediği X Ltd Ştinin ticari ilişkide bulunduğu Y şirketinin yeminli mali müşavirine gerçeği yansıtmayan bilgiler vererek haksız yere katma değer vergisi iadesi ödenmesine, …..neden olduğu ileri sürülerek adına ….esas alınarak tarh edilen vergi ve cezaların 3568 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu sıfatıyla tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği ,

Anılan Kanun maddesinde …..yeminli mali müşavirlerin sözleşme imzalamadıkları mükellef müşavirlerine gerçeği yansıtmayan bilgi vermeden dolayı ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan diğer mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirten bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Bu durumda, yasal olarak davacıdan istenilmesine olanak bulunmayan vergi ve ve ceza ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde isabet görülmemiştir. (Danıştay 4.Daire E:2003/2046 K:2004/909)

Vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşya hk.

T.C.
DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No : 2015/285
Karar No : 2015/280
Anahtar Kelimeler : Gümrük Ġdaresi, Vergi Ziyaı Cezası, Ceza Kesme Yetkisi
Özeti :Vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eĢyaların hiç alınmamıĢ veya eksik alınmıĢ katma değer vergisi hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki esaslara göre iĢlem yapılması gerektiğinden katma değer vergisinin gümrük idarelerince tahakkuk ettirilmesi yerinde ise de gümrük idarelerinin katma değer vergisine bağlı olarak vergi ziyaı cezası kesme yetkilerinin bulunmadığı hakkında.
Temyiz Eden : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adına Halkalı Gümrük Müdürlüğü
Vekili : Av. …
KarĢı Taraf : … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi
Vekili : Av. …
Ġstemin Özeti: Davacı adına tescilli 20.12.2002 tarih ve 165533 sayılı serbest dolaĢıma giriĢ beyannamesi de yatırım teĢvik belgesi kapsamında ithal edilen eĢyaya iliĢkin olarak, teĢvik Ģartlarının ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıĢtır.
Dava konusu cezayı idari karar olarak nitelendirmek suretiyle verdiği merciine tevdi kararının DanıĢtay Yedinci Dairesinin, 06.04.2009 gün ve E:2008/2252, K:2009/1803 sayılı kararıyla; idari itiraza tabi olmayan iĢlemin doğrudan dava konusu edilebileceği gerekçesiyle bozulması üzerine Ġstanbul 6. Vergi Mahkemesi 15.09.2010 gün ve E:2009/2802, K:2010/2187 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 2’nci maddesi de 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234’üncü maddesinin l’inci fıkrasının (b) bendi hükümleri uyarınca, teĢvik belgesi kapsamında yapılan ithalatlarda teĢvik Ģartlarının ihlali halinde zamanında alınmayan vergilerin faiziyle birlikte tahsü edileceği ve ceza uygulanacağı ancak, gümrüklerde tahsil edillen vergi ve fer’ilerinin gümrük idarelerince, tabi oldukları prosedüre göre tahakkuk ve tahsil edileceği, gümrük vergileri hakkında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından gümrük para cezası karan alınarak tahakkuk ve tahsil edilmesi gerektiği, bu durumda, gümrük idarelerince uygulanması mümkün olmayan 213 sayılı Kanun hükümlerine göre kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle vergi ziyaı cezasını kaldırmıĢtır.
Davacının temyiz istemini inceleyen DanıĢtay Yedinci Dairesi, 08.05.2013 gün ve E:2010/10114, K:2013/2386 sayılı kararıyla; olay tarihinde yürürlükte bulunan 485 sayılı Gümrük MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesinin (c) bendi, 4458 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan Ģekliyle,
3’üncü maddesinin 8’inci fıkrası, 3065 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinin (d) bendi de 213 sayılı Kanun’un 341 ve 344’üncü maddeleri hükümlerine göre, ilgililerce ithali gerçekleĢtirilen eĢyayla ilgili olarak alınması gereken ithalat vergilerinin tarh, tahakkuk ve tahsiline gümrük idarelerinin yetkili bulunduğu açık olup, vergi alınmasını gerektiren eyleme, Kanun Koyucu tarafından, aynı zamanda yaptırım uygulanmasının hüküm altına alındığı hallerde, andan yaptırımı uygulamaya yetkili idarenin, vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsiline yetkili olan gümrük idareleri olduğu konusunda duraksamaya yer olmadığı, yatırım teĢvik mevzuatı koĢullarına aykırı hareket edildiğinden bahisle, 3065 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinin (d) bendinde yapılan gönderme uyarınca 213 sayılı Kanun’un 344’üncü maddesi uyarınca kesilen vergi ziyaı cezasının dayanağı katma değer vergisinin, davacı tarafından gerçekleĢtirilen ithalat iĢleminden doğduğu hususu tartıĢmasız olup, yukarıda sözü edilen mevzuatın vergi alınmasını gerektiren fide bağladığı bir yaptırım olan vergi ziyaı cezasının, ithalat vergilerinin tarh, tahakkuk ve tahsiline yetkili olan gümrük idaresince tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, diğer unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadığı incelenmesi gereken dava konusu cezanın, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak kaldırılması yolunda verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle karan bozmuĢ; davacının karar düzeltme istemini reddetmiĢtir.
Ġstanbul 6. Vergi Mahkemesi 18.11.2014 gün ve E:2014/840, K:2014/2181 sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiĢtir.
Davalı idare tarafından; gümrük müdürlüklerince gümrük vergileri üzerinden vergi ziyaı cezası kesilebileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenmiĢtir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuĢtur.
DanıĢtay Tetkik Hakimi: Selim GÜNDOĞDU
DüĢüncesi: Temyiz isteminin reddi gerektiği düĢünülmektedir.
Türk mîlleti adına
Hüküm veren DanıĢtay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüĢüldü:
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Ġstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 18.11.2014 gün ve E:2014/840, K:2014/2181 sayılı ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe de Kurulumuzca da uygun bulunmuĢ olup temyiz dilekçesinde deri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiĢtir.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin reddine, 27.05.2015 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARġI OY
Temyiz isteminin kabulü de ısrar kararının DanıĢtay Yedinci Dairesinin bozma kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu de karara katılmıyoruz

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.