KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU İÇİN ŞİRKET HAKKINDA YÜRÜTÜLEN TAKİP MUAMELELERİNİN USULÜNE UYGUN OLARAK TAMAMLANMASI GEREKTİĞİ HK.

“….Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiş ise de, ……şirket hakkında yürütülen takip muamelelerinin usulüne uygun olarak tamamlandığı davalı İdarece ortaya konulamadığı gibi, şirketin amme alacağını karşılamaya yetecek malvarlığı bulunmadığı hususunda da yeterli inceleme ve araştırma da yapılmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerektiği…”

(Danıştay 4.Daire 11.10.2011 E:2008/2412 K:2011/7392)

VERGİ ZİYAI CEZASI,BORCU YOKTUR YAZISINA MANİ Mİ?

Beyanname Geç Verilmekle Birlikte Tahakkuk Eden Vergi Vadesinde Ödendiğinden Vergi Ziyaı Cezasının Kesilemeyeceği ve Bu Durumun “BORCUM YOKTUR” Kapsamında Değerlendirileceği Hk.

“ İncelenen dosyada, 2007 yılına ait gelir vergisi beyannamesini yasal süresinden sonra 26.3.2008 tarihinde elektronik ortamda veren davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, tahakkuk işleminin nihai amacının tahsilatın gerçekleşmesi olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu olayda da tahakkuk eden vergi yasada belirtilen vadede ödediğinden verginin Hazineye geç intikali söz konusu değildir.

Bu durumda, olayda vergi ziyaı oluşmadığından ve davacının bu yöndeki itirazı 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde belirtilen böyle bir borcun olmadığı kapsamında görüldüğünden, ödeme emrinin iptali gerekirken aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

(Danıştay 4.Daire 9.10.2012 E:2010/8299 K:2012/5179)

ANONİM ŞİRKET ORTAKLARI, ŞİRKETTEN TAHSİL EDİLEMEYEN VERGİ BORÇLARINDAN SORUMLU TUTULAMAZ

“ 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanunun 35 inci maddesinde, …… hükmü yer almasına karşın anonim şirket ortaklarının takibine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, anonim şirketlerde, vergilendirme ile ilgili ödevlerin kanuni temsilciler tarafından yerine getirileceği, kamu alacağının kısmen veya tamamen şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi halinde kanuni temsilcilerin sorumluluğu tutulacağının açık olması karşısında şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen kamu alacağı için anonim şirket ortaklarının sorumluğuna gidilmesi hukuken mümkün değildir.”

(Danıştay 4.Daire 27.0.2011 E:2009/8586 K:2011/8595)

 

DEFTER ve BELGELERİN İBRAZ EDİLMEMESİ NEDENİYLE YAPILAN 3 KAT VZC’lı KDV TARHİYATI

– MALİ TATİL SÜRESİNCE DEFTER VE BELGELERİN İBRAZI İSTENEMEZ.

“Davacı şirketin defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin yazının mali tatil süresi içerisinde istenildiği ve bunun sonucunda vergi inceleme raporunun düzenlendiği görüldüğünden, mükelleflerin defter ve belgelerinin mali tatil süresi içerisinde istenilemeyeceğine ilişkin 5604 sayılı Kanunun emredici hükmü karşısında davacı şirket adına defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

(Danıştay 9.Daire 5.6.2012 E:2010/3384 K:2012/3367)

MALİ TATİLDE İSTİNAF VE TEMYİZ BAŞVURU SÜRELERİ İŞLEMEYE DEVAM EDER

  • “ 5064 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1’inci maddesi uyarınca mali tatil süresince işlemeyeceği belirtilen süreler arasında temyiz başvurusu süresine açıkça yer verilmediğinden otuz gün geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği “
  •  (Danıştay 3.Daire 23.2.2009 E:2007/3182 K:2009/461)

ORTAKLARIN ŞİRKET İŞLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ AMACIYLA ŞİRKETTEN BORÇ ALMASI ,ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI, ORTAKLAR CARİ HESABI

“…kurumların nakit kaynaklarının ortakları adına açılmış bulunan cari hesaplar aracılığıyla ortaklara karşılıksız olarak kullandırılması suretiyle örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan söz edilebilmesi için, salt bu hesaplar aracılığıyla ortaklara kaynak aktarılmış olması yeterli bulunmayıp, bu kaynakların hangi nedenlerle ortaklara aktarıldığının her işlem için ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle yapılan işlemin niteliğinin örtülü kazanç dağıtma amacına yönelik olup olmadığının ya da bu sonucu doğurup doğurmadığının ortaya konulması gerektiği,

 

uyuşmazlıkta, inceleme elemanınca bu tür bir inceleme ve belirleme yapılmadığı, inceleme raporunda ayrıntılı dökümü yer alan ortaklar cari hesabının, karşılıklı işlemesi ve verilen paraların ortağın üzerinde sürekli kalmaması hususu dikkate alındığında davacı şirketin ortaklar cari hesabında görülen hareketlerin şirket faaliyetine ilişkin olduğu yönündeki iddiasının yerinde olduğu,

 

muhasebe kuralları çerçevesinde işleyen ortaklar cari hesabı yoluyla şirket faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla şirketçe ortağa ödünç para kullandırmasının …. örtülü kazanç dağıtımı olarak kabulüne olanak bulunmadığı”

(Danıştay 4.Daire 22.5.2012 E:2009/951 K:2012/1919)

ÖRTÜLÜ KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ

“…. örtülü kazanç dağıtımına ilişkin yasal düzenlemelerin amacının, kuruma ait kazancın tamamen ya da kısmen vergiye tabi tutulmaksızın kurum dışına çıkarılmasını önlemek olduğu,

örtülü kazanç dağıtımından söz edilebilmek için doğrudan ya da dolaylı bir ortaklık ilişkisinin ve menfaat aktarımının ortaya konulması gerektiği,

davacı şirket tarafından, gerek inceleme elemanına verilen ifadede gerek dava dilekçesinde, söz konusu paraların şirket işleri için kullanıldığı iddia edilmesine karşın para hareketlerinin gerçek mahiyetinin araştırılmadığı, emtia alımında kullanılıp kullanılmadığı hususunda yasal defterler üzerinde bir inceleme yapılmadığı, ortaklar tarafından şahsi menfaat sağlamaya yönelik kullanıldığı hususunda da bir tespitte bulunulmadığı, ayrı bir hesapta takip edilen ortaklarına olan borçların dikkate alınmadığı, bu haliyle 213 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde öngörülen, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırma ve tespit etme amacına uygun düşmeyen, eksik ve varsayıma dayalı inceleme üzerine yapılan tarhiyata karşı açılan davayı reddeden Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmediği “

(Danıştay 4.Daire 13.5.2014 E:2014/83 K:2014/3310)

 

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Birleştirilme Süresi Uzatıldı

Bilindiği üzere, vergi kanunlarına göre verilmesi gereken muhtasar beyanname ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilmesi ve kesilen vergiler ile matrahlarının, sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesi öngörülmüştü . Uygulamanın başlangıç tarihi de 1/10/2018 olarak belirlenmişti.

27/10/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliğinde (Seri No:1) Değişiklik Yapılmasına Daire 5 No.lu Tebliğ ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi uygulaması 1/7/2019 tarihine ertelenmiştir.

ORTAKLARIN ŞİRKET İŞLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ AMACIYLA ŞİRKETTEN BORÇ ALMASI – FİNANSMAN HİZMETİ – KDV – ORTAKLAR CARİ HESABI

“Bir hizmetin finansman hizmeti olduğundan bahisle, katma değer vergisine tabi tutulabilmesi için ödünç para verildiğinin ve alındığının hukuken geçerli ve yeterli tespitlere dayalı olması gereklidir.

Olayda, …… faaliyetinde bulunan yükümlü kurumun, ortaklarına, ortaklar cari hesabını kullanarak ödünç para verdiği, ancak bu işlem için faiz almadığı, katma değer vergisi hesaplamadığından bahisle dava konusu cezalı tarhiyat yapılmış ise de, ortakların şirket işlerinin yürütülmesi amacıyla her zaman şirketten borç para almaları veya şirkete borç para vermeleri mümkün olup, ortakla şirket arasında bu şekilde sürekli hareket halinde işleyen ortaklar cari hesabının bulunması ve bu işlem için faiz yürütülmemesi ekonomik gereklere uygun ve iş yaşamının doğal akışı gereğidir.

Bu nedenle, ortaklara ödünç para verme işleminin finansman hizmeti sayılarak katma değer vergisine tabi tutulması ve bu nedenle yapılan tarhiyata karşı açılan davanın reddinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.”

(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2002/631 K:2003/332)

MÜCBİR SEBEP HALİ BULUNMAKSIZIN DEFTER ve BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMESİ

“….defter ve belgelerin, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen yazı ile ibraz edilmesi istenilmiş olmasına rağmen, inceleme elemanına…..mahkemeye de ibraz edilmediği sabittir.

Davacı, ibraz etmeme keyfiyetine gerekçe olarak, hiçbir neden göstermediği gibi sadece defter ve belgelerin muhasebecide bulunması nedeniyle ibraz edilemediğini ileri sürmektedir.

Defter ve belgelerin muhafaza biçim ve süreleri ile ibraz yükümlülüğünü düzenleyen yasal hükümler karşısında, ileri sürülen bu hususların haklı mazeret olarak kabulü mümkün değildir.

Dolayısıyla, hiçbir mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacının daha sonra dava aşamasında sadece belgelerini mahkemeye ibraz edebileceği yönündeki istemi vergi incelemesinden amaçlanan sonuçların ortadan kaldırılmasına sebebiyet verebileceğinden ve Katma Değer Vergisi Kanunu ile getirilen esaslara uygun olmadığından, ara kararı ile defter ve belgelerin mahkemeye ibrazının istenmesi ve ibraz edilen belgeler üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi hukuka uygun görülmemiştir.
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 9.4.2014, E:2013/709 K:2014/210)