Yurt dışında yerleşik tüzel kişilerin Türkiye’deki şubeleri ile irtibat bürolarının “Sicile Kayıt Yükümlülüğü” hakkındaki görüş talebi ile ilgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/07/2019 tarih ve 2019/225 sayılı Kararı: https://kvkk.gov.tr/Icerik/5545/2019-225
KULLANDIĞI FATURALARIN SAHTE OLDUĞUNU BİR ŞEKİLDE ÖĞRENEN MÜKELLEFİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMASI DURUMU
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 371’inci maddesi uyarınca bizzat davacı hakkında ilgili makama yapılan herhangi bir ihbar bulunmadığından, davacı şirket yetkilisinin emniyet müdürlüğünde bilgisine başvurulmasıyla öğrendiği sadece iki firmadan temin ettiği faturalarda yer alan KDV’ni indirimlerinden çıkardığı, bu firmaların da sahte fatura ticaretiyle uğraştıklarına dair vergi tekniği raporlarının ise pişmanlık talepli düzeltme beyannamelerinin verildiği tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle davacı hakkında anılan Kanun maddesi hükümü uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi için gerekli koşullar oluşmamıştır.
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2012/5, K:2013/518)
S Şans Oyunları A.Ş hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu İdari Para Cezası Kesmiştir.
S Şans Oyunları Şirket’inin KVKK’na gönderdikleri yazılarda özetle; sanal bayi olarak www.tuttur.com alan adlı web sitesinde faaliyet gösterdiklerini, Veri sızıntısından, şirketin üyelerinden birinin veri sızıntısı bilgisini paylaşmasıyla haberdar oldukları… vs ifadelerine yer verilmiştir.
Söz konusu bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27.08.2019 tarih ve 2019/254 sayılı Kararı ile;
1-) Şirket tarafından ihlalin tespit edilememesi, veri sorumlusunun beyanında olduğu üzere ihlalin veri işleyen nezdinde gerçekleşme ihtimali olsa dahi veri sorumlusu açısından Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri alma konusunda yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı dikkate alındığında, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen teknik ve idari ve tedbirleri almayan Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 150.000 TL idari para cezası uygulanmasına,
2-) Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası kapsamında ilgili kişilere bildirim yapılmaması sebebiyle adı geçen Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında 30.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Kararın Detayı için https://kvkk.gov.tr/Icerik/5535/2019-254
KVKK’nca, Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler Yerine Getirilmediği ve Veri İhlalinin En Kısa Sürede Bildirilmediği Nedenleriyle İdari Para Cezası Kesilmiştir.
Bir turizm şirketinin, genel alanlarda bulunan bir çalışanın bilgisayarı üzerinden çalışan ağına sızılarak ilgili şifrelerin ele geçirilmesi yoluyla şirkete siber saldırıdan personel ve müşterilere ait bir kısım veri etkilenmiştir.
Şirket tarafından KVKK’na iletilen bildirimin incelenmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu 27.08.2019 tarih ve 2019/255 sayılı Kararı ile;
1-) Veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan Şirket hakkında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 400.000 TL idari para cezası uygulanmasına,
2-) İhlale ilişkin ilgili kişilere bildirim yapılmadığı ve Kişisel Verileri Koruma Kurumuna yapılan bildirimin “en kısa sürede” bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Kararın Detayı için https://kvkk.gov.tr/Icerik/5537/2019-255
ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN DOLMASINA YAKIN TAKDİR KOMİSYONUNA SEVK EDİLME SONUCU YAPILAN VERGİLENDİRMENİN HUKUKA AYKIRILIĞI
Davacı hakkında, 2010 yılı işlemlerine yönelik sahte belge kullanımı iddiasıyla… vergi incelemesi devam ederken, … 25.12.2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunca, davacı hakkında düzenlenen 12.05.2016 tarihli Vergi Tekniği Raporu done alınmak suretiyle,…matrah farklarının takdir edildiği, ….düzenlenen ihbarnamelerin 11.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 2010 yılı işlemlerinin, 31/12/2015 tarihinde dolan tarh zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2010 yılında gerçekleştirildiği ileri sürülen vergi kaybına ilişkin tespitlerde bulunulmak üzere vergi incelenmesine tabi tutulması… mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının, takdir komisyonuna sevk edilmiş bulunması, gerçekte takdir komisyonu kararına dayanmayan dava konusu cezalı tarhiyatlar yönünden tek başına tarh zamanaşımını durdurucu etki yaratmayacağından, … en geç 31.12.2015 tarihine kadar davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle tarh zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından… cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı hk.
(İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesi, E:2018/1208 K:2019/44)
SAHTE FATURA KULLANIMI – KDV TARHİYATI
– FATURALARIN KULLANILDIĞI DÖNEMDE ALT FİRMA HAKKINDA OLUMSUZ TESPİT BULUNMAMASI
– ALT FİRMA HAKKINDAKİ OLUMSUZ TESPİTLERİN FATURA DÖNEMİNDEN SONRAKİ DÖNEME AİT OLMASI
– FATURA İÇERİĞİ EMTİALARIN DAVACININ FAALİYET KONUSU İLE ÖRTÜŞMESİ
“ 213 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması olduğunun düzenlenmiş bulunması karşısında, matrahın re’sen takdir yoluyla oluşturulması gereken hallerde dahi vergi incelemesinin, vergiyi doğuran olayın gerçekliğini araştırmaya ve tespite yönelik olması zorunludur. Bu nedenle hukuken geçerli biçim ve içerikte yapılmış tespitler bulunmadıkça, karine, yorum, kıyas, kanaate dayalı olarak vergi tarh edilmesi hukuken kabul edilemez.
… X şirketi hakkında yapılan tespitler bu mükellefin bazı vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koymaktaysa da, X şirketi hakkında davacıya fatura düzenlediği dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sahte fatura düzenlediği konusunda yapılmış somut bir tespit olmaması, adresinde bulunmadığına ilişkin tespitin davacıya fatura düzenlenen dönemden sonraki döneme ilişkin olması; X şirketinin düzenlemiş olduğu faturalara konu emtia teslimlerinin davacının faaliyet alanıyla örtüşüyor olması da dikkate alındığında; bu mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğunu kabul etmek için yeterli tespit bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı hk”
(İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesi, E:2017/538 K:2017/2940)
Gecikme Zammı Oranı Belirlendi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranının, her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2 olarak belirlenmesine, 6183 sayılı Kanunun mezkûr maddesi gereğince karar verilmiştir.
VERBİS KAYIT YÜKÜMLÜLÜĞÜNDE SÜRE UZATILDI
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 03.09.2019 tarihli ve 2019/265 sayılı Kararı ile yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
SAHTE FATURA KULLANIMI DOLASIYLA GEÇİCİ VERGİ ÜZERİNDEN KESİLECEK VERGİ ZİYAI CEZASININ BİR KATI AŞAMAYACAĞI HK
“……, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre câri dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödeneceğinin belirtildiği, geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi belirtilen hükme uygun ise de, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği”
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 27.03.2019 E:2018/1031, K:2019/264)
KAMBİYO MUAMELELERİNDE SATIŞ TUTARI ÜZERİNDEN BİNDE 1 VERGİ ALINACAK
15.05.2019 Tarih ve 30775 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı üzere; 14.05.2019 Tarih 1106 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karar ile, 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 33. Maddesinin e bendinde yer alan ve hali hazırda sıfır olan Kambiyo Muamelelerinde satış tutarı üzerinden alınacak Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) oranı binde 1 olarak yeniden belirlenmiştir.
Ancak yapılan düzenleme ile;
1- Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışları,
2- Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan kambiyo satışları,
3- Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanılan ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışları,
Üzerinden vergi oranı sıfır olarak uygulanacaktır.
Düzenleme yayımı tarihi olan 15.05.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Buna göre, yukarıda sayılan üç işlem türü dışında kalan her türlü döviz (kambiyo) satışında, satış tutarının tamamı üzerinden binde 1 oranında vergi kesilecektir.
