İki ayrı yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırımlardan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
Tarih:03.04.2014
Sayı:17192610-125[ÖZG-13/7]-91
Konu:İki ayrı yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi uygulaması
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin 2009/15199 ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarına (BKK) göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri bulunduğu belirtilerek;
– 2009/15199 ve 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş iki ayrı yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen toplam kazancın aynı dönemdeki safi kurum kazancından düşük olması halinde indirimli kurumlar vergisi uygulamasının nasıl olacağı,
– 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş birden fazla yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarınızdan sadece birinden kazanç elde edilmesi halinde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanırken hangi yatırım teşvik belgesine öncelik verileceği,
– Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanırken “yatırım dönemi” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği,
– Yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımla ilgili olarak yeni yatırım teşvik belgesi düzenlemesi ve yatırıma bu teşvik belgesi kapsamında devam edilmesi halinde fiilen gerçekleştirilen yatırımlar dolayısıyla hesaplanan yatırıma katkı tutarları yönünden indirimli kurumlar vergisinden yararlanılıp yararlanılamayacağı,
hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde;
“(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;

c) Yatırıma başlanan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50 sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80’e kadar artırmaya,

yetkilidir.

(4) Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır. İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanır.
…”
hükümlerine yer verilmiştir.
19/6/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/3305 sayılı BKK’nın “Vergi indirimi” başlıklı 15 inci maddesinde indirimli kurumlar vergisine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup bu maddenin beşinci fıkrasında toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben, gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşmamak üzere yatırımların gerçekleştirildiği bölgelere göre farklı oranlarda olmak üzere, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara da indirimli kurumlar vergisi uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla, 2009/15199 sayılı BKK’ya göre yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan ise henüz kazanç elde edilmemiş olsa dahi “yatırım döneminde” belirli oranlarda ve 01.01.2013 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazançların ayrı hesaplarda takip edilmesi gerekmektedir. Ancak, kazancın ayrı olarak takibine imkan bulunmayan hallerde indirimli kurumlar vergisi oranının uygulanacağı kazanç, yapılan yatırım tutarının dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenecektir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre;
– Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımdan elde edilen kazanca teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranı dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanması esas olup gerek 2009/15199 gerekse 2012/3305 sayılı BKK uyarınca düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamında elde edilen kazancın, indirimli kurumlar vergisi uygulamasında “diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç” olarak değerlendirilmemesi,
– İlgili dönem safi kurum kazancının, 2009/15199 ve 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş iki ayrı yatırım teşvik belgesi kapsamında bir hesap döneminde elde edilen toplam kazançtan düşük olması halinde, her iki yatırım teşvik belgesi kapsamında ayrı ayrı elde edilen kazancın bu yatırımlardan elde edilen toplam kazanca oranının safi kurum kazancına uygulanması suretiyle, bu teşvik belgelerinde yer alan indirim oranlarına göre indirimli kurumlar vergisi uygulanması,
– 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş olan yatırım teşvik belgeniz kapsamındaki yatırımınızın kısmen faaliyete geçmiş olması halinde gerek işletilen kısımdan elde edilen kazanca gerekse anılan BKK’nın 15 inci maddesinin beşinci fıkrası dikkate alınarak diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması,
– 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş birden fazla yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarınızdan sadece birinden kazanç elde edilmesi halinde, bu kazanca ilgili olduğu yatırım teşvik belgesindeki vergi indirim oranına göre indirimli kurumlar vergisi uygulanması,
– Bu teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarınız devam ederken, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara ise 2012/3305 sayılı BKK’nın 15 inci maddesinin beşinci fıkrası dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanması,
– 2012/3305 sayılı BKK’ya göre düzenlenmiş birden fazla yatırım teşvik belgeniz bulunması halinde, indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecek diğer faaliyetlerden elde edilen kazancınızın yetersiz olması durumunda hangi teşvik belgesine öncelik verileceği şirketinizce serbestçe belirlenebilecek olup, belirlenen teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranına göre indirimli kurumlar vergisi uygulanması,
– “Yatırım dönemi” ifadesinden, yatırıma fiilen başlanıldığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından tamamlama vizesi yapılması amacıyla Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan sürenin anlaşılması; yatırımın fiilen tamamlandığı tarihin, tamamlama vizesinin yapılmasına ilişkin olarak Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihinden önceki bir geçici vergilendirme dönemine isabet etmesi halinde ise yatırımın fiilen tamamlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son gününün dikkate alınması,
gerekmektedir.
Öte yandan, yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlar dolayısıyla hak kazanılan yatırıma katkı tutarlarının, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak matrah oluşmaması halinde sonraki döneme devredeceği dikkate alındığında, bir yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımda yer alan makine ve teçhizatın başka bir yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımın bir parçası haline gelmesi durumunda dahi, mükellefler açısından herhangi bir hak kaybı olmayacağı tabidir. Ancak, bu şekilde bir yatırımın başka bir yatırımın parçası haline gelmesi durumunda ayrı yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançların ayrı ayrı tespit edilmesi gerekmekte olup bunun mümkün olmaması halinde ise yatırım teşvik belgesi kapsamındaki sabit kıymetlerin bu yatırımlar içindeki oranları dikkate alınarak ilgili teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranına göre indirimli kurumlar vergisi uygulanacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Dosya için Tıklayınız

Yatırım teşvik belgeli yatırımlar indirimli kurumlar vergisi uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Tarih27.05.2014
Sayı49327596-125[KVK.2012.ÖZ.40]-138
KonuYatırım teşvik belgeli yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; indirimli kurumlar vergisi uygulamasına konu teşkil eden … tarih ve … nolu yatırım teşvik belgesine sahip olduğunuz, yatırım teşvik belgesinde yatırıma katkı oranının %30, indirimli kurumlar vergisinin %60 olarak belirtildiği, Hazine Müsteşarlığınca Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın uygulanmasına ilişkin olarak yayımlanan 2009/1 no.lu Tebliğin 11 inci maddesinde yatırıma başlanıldığının kabul edilebilmesi için teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının en az %10‟u oranında yatırım harcaması yapılması gerektiğinin şart koşulduğu, ancak firmanızın ekonomik nedenlerden dolayı otel inşaatına 31.12.2010 tarihinde başlaması gerekirken 2011 yılının Kasım ayında başladığı, 2011 yılında da %10 oranında yatırımın tamamlanamadığı, 2012 yılının haziran ayında otel inşaatını tamamlayarak ticari faaliyetine başladığı belirtilerek;
– Hazine Müsteşarlığı tarafından verilen … tarih ve … nolu teşvik belgesine ilişkin vergi indirim oranının ve yatırım katkı tutarının ne olacağı,
– Otelinizde kullanılan bazı demirbaşların (ofis demirbaşları, mutfak demirbaşları) global listeden çıkarılarak KDV istisnasından faydalandırılmadığı, bu demirbaşların yatırıma katkı tutarına dahil edilip edilmeyeceği,
– İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanabilmeniz için YMM Raporunun gerekli olup olmadığı,
hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 5838 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile eklenen „‟İndirimli Kurumlar Vergisi‟‟ başlıklı 32/A maddesinde; “(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;
a) Îstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplandırmaya ve gruplar itibarıyla teşvik edilecek sektörleri ve bu sektörler ile organize sanayi bölgeleri, Gökçeada ve Bozcaada›da yapılan yatırımlara ve Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,
b) Her bir il grubu, stratejik yatırımlar veya (a) bendinde belirtilen yerler için yatırıma katkı oranını % 55‟i, yatırım tutarı 50 milyon Türk Lirasını aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise % 65‟i geçmemek üzere belirlemeye, kurumlar vergisi oranını % 90‟a kadar indirimli uygulatmaya,
c) Yatırıma başlanan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50‟sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80‟e kadar artırmaya,
….. yetkilidir.‟‟ denilmektedir.
Öte yandan, anılan madde hükümlerine göre Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında 15.06.2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yayımlanmış olup, anılan Kararın Geçici 2 nci maddesinde;
“ (1) Bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten önceki kararlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri ile ilgili uygulamalara, teşvik belgesinin dayandığı karar ve ilgili diğer kararlar çerçevesinde devam olunur. Ancak, 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden 1/1/2012 tarihinden bu Kararın yayımı tarihine kadar geçen dönemde yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri, talep edilmesi halinde bu Kararın lehte olan hükümlerinden yararlanır.
…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlüğe girmesinden önce yayımlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında 14.07.2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Uygulanmasına İlişkin olarak açıklamaların yapıldığı 2009/1 no.lu Tebliğin 21 inci maddesinde “Vergi İndirimi”, 25 inci maddesinde de “TeşvikBelgesinin Revizesi” uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Tebliğin 12 nci maddesinde ise, “Yatırımın İşletmeye Geçiş Tarihi” belirlenmiş olup, Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinin uygulamasında yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlanılması indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanabilmek için yeterlidir.
Yine aynı Tebliğin “Yatırıma Başlama” başlıklı 11 inci maddesinde; harcama tutarının bölgesel uygulama kapsamında gerçekleştirilen yatırımlar için teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırımın en az % 10‟u olması halinde yatırıma başlanmış sayılacağı belirtilmiştir.
Diğer taraftan, anılan Kararın “Yatırımın Süresi ve Tamamlama Vizesi” başlıklı 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yatırımların öngörülen sürede tamamlanamaması veya 4 üncü maddede belirtilen asgari yatırım tutarına uyulmaması gibi yatırıma ilişkin şartların ihlali halinde, teşvik belgesinin iptal edilerek veya kısmi müeyyide uygulanarak sağlanmış olan destek unsurlarının ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınacağı belirtilmiştir.
Özelge talep formunuz ve ekinde bulunan belgelerin incelenmesinden; … tarih ve … sayılı yatırım teşvik belgesini aldığınız, ancak yatırıma başlamadığınız için Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile … sayılı belgenin yerine kaim olmak üzere … sayılı yatırım teşvik belgesinin düzenlendiği, … tarih ve … sayılı yazı ile de … sayılı teşvik belgesi yerine kaim olmak üzere … sayılı belgenin düzenlendiği ve yatırıma 2011 yılının Kasım ayında başlanarak 2012 yılının Haziran ayında tamamlandığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan; teşvik belgelerinizin 14.07.2009 tarih ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden düzenlendiği, yatırım teşvik belgelerinin özel şartlar kısmında; yatırıma başlanıldığının kabul edilebilmesi için teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının en az % 10‟u oranında yatırım harcaması yapılması gerektiği ve yatırıma 31.10.2010 tarihinden sonra başlanılması halinde Vergi İndirim Oranının % 40, Yatırıma Katkı Oranının % 15 olarak uygulanacağının belirtildiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalara göre; firmanızın komple yeni yatırım olarak 2010 yılında başlaması gereken otel inşaatına 2011 yılında başlayarak 2012 yılının Haziran ayında tamamlamış olması nedeniyle vergi indirim oranının % 40, yatırıma katkı oranının % 15 olarak uygulanması gerekmektedir.
Öte yandan; 2009/1 no.lu Tebliğin “Teşvik belgesi kapsamında değerlendirilmeyen harcamalar” başlıklı 9 uncu maddesinde; teşvik belgesi kapsamında değerlendirilmeyen harcamaların sektörel özelliklerin dikkate alınarak belirleneceği hususuna yer verilmiş olup, yatırım teşvik belgeniz ekinde yer alan global listede bulunmayan harcama kalemlerinin yatırıma katkı tutarına dahil edilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca; indirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanabilmek için YMM Raporu arandığına ilişkin vergi mevzuatında hüküm bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Doküman için Tıklayınız

Yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla edinilen kıymetler indirimli kurumlar vergisi uygulaması

T.C.
KIRŞEHİR VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
Tarih:10.05.2016
Sayı:66491453-007-3
Konu:Yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla edinilen kıymetlerin indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınacak yatırıma katkı tutarın belirlenmesinde hangi tutarın dikkate alınacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda;
– Şirketinizin Ekonomi Bakanlığından … tarihli yatırım teşvik belgesi aldığı ve teşvik belgesi kapsamında yatırımını gerçekleştirildiği,
– Yatırım konusu kıymetlerin bir kısmının direk satın alma yöntemiyle, bir kısmının ise finansal kiralama yöntemi ile temin edildiği,
– Teşvik belgesinin tamamlama vizesi esnasında belge kapsamında finansal kiralama yolu ile temin edilen ve halen kiralama süreleri devam eden makine teçhizatın gerçekleşen yatırım listesindeki bedelinin hangi tutar üzerinden dikkate alınacağı hususunda Ekonomi Bakanlığından görüş istenildiği,
– Ekonomi Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısında ise, “Yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla temin edilen makine ve teçhizatın halen kiralama süreleri devam etse dahi tamamlama vizesinde, firmanız muhasebe kayıtlarında “260-Haklar Hesabında” belirtilen mal bedeli tutarı dikkate alınarak işlem yapılmaktadır.” şeklinde görüş verildiği
belirtilmiş olup Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi uygulanmasına esas yatırıma katkı tutarının belirlenmesinde, “260. Haklar Hesabı”nda belirtilen mal bedelinin mi yoksa finansal kiralama yoluyla temin edilen makine ve teçhizat için sadece ilgili dönemde ödenmiş kira tutarlarının mı dikkate alınacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü sorulmuştur.
Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasında da, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde de;
“Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.”
hükmüne yer verilmiştir.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 290 ıncı maddesinde;
“1. Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan iktisadî kıymet ile sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların değerlemesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.
Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadî kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.

2. Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulur.

Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira ödemeleri, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılır. Ayrıştırma işlemi, her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanununun “İndirimli kurumlar vergisi” başlıklı 32/A maddesinde;
“Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Hazine Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder.”
hükümlerine yer verilmiştir.
19.06.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3305 sayılı BKK’nın;
– 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Finansal kiralama yöntemiyle yapılacak yatırımlarda finansal kiralamaya konu makine ve teçhizata ait toplam tutarın, her bir finansal kiralama şirketi için asgari ikiyüzbin Türk Lirası olması gerekir.”
– 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Finansal kiralama yöntemiyle gerçekleştirilecek yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına ayrı bir teşvik belgesi düzenlenmez.”
hükmü yer almaktadır.
20.06.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2012/1 seri no.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulamasına İlişkin Tebliğin 20. maddesinin birinci fıkrasında, “Teşvik belgesi kapsamında yer alan makine ve teçhizatın tamamı veya bir kısmı finansal kiralama yolu ile temin edilebilir.” açıklaması yer almıştır.
Bu hüküm ve açıklamalar ile Ekonomi Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısında belirtilen, “Yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla temin edilen makine ve teçhizatın halen kiralama süreleri devam etse dahi tamamlama vizesinde, firmanız muhasebe kayıtlarında “260-Haklar Hesabında” belirtilen mal bedeli tutarı dikkate alınarak işlem yapılmaktadır.” görüşü çerçevesinde, indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınacak yatırıma katkı tutarının belirlenmesinde, yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla edindiğiniz iktisadi kıymetler için Vergi Usul Kanununun mükerrer 290 ıncı maddesi hükümleri çerçevesinde “260. Haklar Hesabı”nda yer alan tutarın dikkate alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Dosya için Tıklayınız

Yeni yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
Tarih:10.06.2016
Sayı:17192610-125 [ÖZG-2015-55]-147
Konu:Komple yeni yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi
İlgi (a)›da kayıtlı özelge talep formunuzda sorulan hususlar ile ilgili olarak ilgi (b)’de kayıtlı özelgemiz ile cevap verilmiş olup ilgi (c)’de kayıtlı özelge talep formunuz ile şirketinizin 2004 yılında Turizm Bakanlığından tahsisli alanda otel yatırımı yaparak 2006-2007 yıllarında işletmeye başladığı, söz konusu otelinize komşu yine şirketinize ait parselde 2012 yılı Kasım ayında 168 yatak kapasiteli otel yatırımına başlandığı ve 2014 yılı Şubat ayında yatırımınızın tamamlandığı, 2013 yılı sonuna doğru müşteri kabulüne başlayan bu otelinizin kayıtlarının merkez defterlerinde tahsisli alandaki oteliniz ile beraber tutulduğu, konaklama ve SPA gelirlerinin ayrı bir alt hesapta takip edilmekte olduğu, ancak giderlerin ayrı takip edilmediği belirtilerek; giderlerin ayrı olarak görülememesi nedeniyle … tarihinde tamamlama vizesi yapılan … numaralı Yatırım Teşvik Belgesinde vergi indirimi oranı %50, yatırıma katkı oranı %15 olarak belirtilen vergi indiriminden … geçici vergi döneminde nasıl bir hesaplama yapılacağı veya hangi oranda faydalanabileceğiniz konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde;
“(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;
….
c) Yatırıma başlanan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50 sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen
kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80’e kadar artırmaya,

yetkilidir.

hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, indirimli kurumlar vergisi uygulaması ile ilgili düzenlemelere 19/06/2012 tarihli ve 28328 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile 20/06/2012 tarihli ve 28329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/1 no.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğde yer verilmiştir.
Anılan Tebliğin “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; komple yeni yatırım, mal ve hizmet üretimine yönelik olarak ana makine ve teçhizat ile yardımcı tesisleri içeren, gerektiğinde arazi-arsa ve bina-inşaat harcamalarını da ihtiva eden, yatırımın yapılacağı yerde aynı üretim konusunda mevcut tesisi veya mevcut tesisi ile altyapı bütünlüğü bulunmayan yatırımlar olarak ifade edilmiştir.
İndirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazançların, teşvik belgesi kapsamındaki yatırıma ilişkin gelir ve giderler ayrı hesaplarda takip edilmek suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, … tarihinde tamamlama vizesi yapılan yatırım teşvik belgenizde “komple yeni yatırım” olarak dikkate alınan otelinizin işletilmesinden elde ettiğiniz kazancın, bu otele ilişkin gelirler ve katlandığınız giderlerin ayrı alt hesaplarda takip edilmek suretiyle ayrıştırılarak tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, işin mahiyetine en uygun dağıtım anahtarı kullanılarak hesaplanan ortak gider paylarının kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün olup bu şekilde tespit edilen kazancınıza yatırım teşvik belgenizde belirlenen oranlar dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Dosya için Tıklayınız

Kısmi bölünme neticesinde kurulan şirketin indirimli kurumlar vergisi uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Tarih:04.08.2017
Sayı:62030549-125[32/A-2015/75]-
Konu:Kısmi bölünme neticesinde kurulan şirketin indirimli kurumlar vergisi uygulaması.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … A.Ş. bünyesinde … tarih ve … sayılı yatırım teşvik belgesi kapsamında komple yeni yatırım niteliğindeki kağıt üretim tesisinin Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında kısmi bölünmeye tabi tutulması neticesinde 2014 yılında kurulan şirketinizin aynı yıl içinde faaliyete başladığı, söz konusu yatırım teşvik belgesinin 20/11/2013 tarihinde tamamlama vizesinin yapılmış olduğu, kağıt üretim tesisinin kısmi bölünme yoluyla yatırım bütünlüğü korunarak şirketinize sermaye olarak koyulduğu, kısmi bölünme neticesinde yatırım teşvik belgesinin şirketinize devrinin yapıldığı, şirketinizin faaliyet kazancının tamamen teşvik belgesi kapsamındaki bu kağıt üretim tesisinin faaliyetinden sağlanmakta olduğu ve bu tesis haricinde faaliyet kazancı yaratan başka bir faaliyetinizin bulunmadığı belirtilerek;
-Şirketinize kısmi bölünme yoluyla devredilen tesisin faaliyeti neticesinde elde edilen kazancın iştirak hissesi, gayrimenkul vb. alımında kullanılması ve sonrasında bu kıymetlerin satışından elde edilen kazanç ile kağıt üretim tesisinden elde edilen faaliyet kazancının banka vadeli mevduat hesaplarında değerlendirilmesi neticesinde oluşan faiz gelirlerinin indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespitinde dikkate alınıp alınamayacağı,
-Teşvik belgesi kapsamında kurulan kağıt üretim tesisinin faaliyeti neticesinde elde edilen kazançlardan yapılan bağış ve yardımların kurumlar vergisi beyannamesinde indirim olarak dikkate alınması halinde söz konusu bağış ve yardım tutarlarının indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespitinde ne şekilde dikkate alınacağı,
– Kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerinde kurum kazancına ilave edilmesi gereken kanunen kabul edilmeyen giderlerin ve kurum kazancından indirilmesi gereken istisna ve indirim tutarlarının varlığı nedeniyle beyannamede yer alan mali karın ticari kardan farklı gerçekleşmesi halinde, indirimli kurumlar vergisinin ticari bilanço karına mı, mali kara mı uygulanması gerektiği hususlarında bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup, konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “İndirimli Kurumlar Vergisi” başlıklı 32/A maddesinde;
“(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun
kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;
a) İstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplandırmaya ve gruplar itibarıyla teşvik edilecek sektörleri ve bu sektörler ile organize sanayi bölgeleri, Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlara ve Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,

yetkilidir.

(5) Hesap dönemi itibarıyla ikinci fıkrada belirtilen şartların sağlanamadığının tespit edilmesi halinde, söz konusu vergilendirme döneminde indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
(6) Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanır Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanmadan önce indirimli kurumlar vergisi uygulanan hallerde, yatırımın tamamlanıp işletilmeye geçilmemesi durumunda ikinci fıkranın (c) bendi uyarınca indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.
(7) Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde indirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için yararlanır.
…”
hükümleri yer almaktadır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “32.2.10.2. Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devredilmesi durumu” başlıklı bölümünde, Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinin yedinci fıkrasına göre, yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde, indirimli vergi uygulamasından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan kurumun, ilgili mevzuatta belirtilen koşulları yerine getirmek kaydıyla yararlanabileceği açıklanmıştır.
Öte yandan, 2009/1 Seri no.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğin “Devir, satış, ihraç ve kiralama” başlıklı 30 uncu maddesinde;
“(1) Yatırım tamamlama vizesi yapılmış teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizatın, devir, satış, ihraç veya kiralanması, söz konusu yatırım mallarının teminini müteakip beş yılı doldurmuş olması hâlinde serbesttir. Ancak, söz konusu satışların işletmenin asgarî beş yıl süre ile faaliyette bulunmasını engelleyecek mahiyet taşımaması gerekir.
(2) Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın beş yılını doldurmamış makine ve teçhizatın yatırımın bütünlüğünün bozulmaması kaydıyla veya bütünü ile birlikte;
a) Teşvik belgeli bir başka yatırım için devri,
b) Teşvik belgesi olmayan bir başka yatırımcıya satışı,
c) İhracı,
ç) Kiralanması,
Müsteşarlığın iznine tabidir.
(3) Tamamlama vizesi yapılmamış veya tamamlama vizesi yapılmış olmakla birlikte beş yılını doldurmamış makine ve teçhizata satış izni verilebilmesi için yatırımın bütünlüğünün bozulmaması şartı aranır. Bu tür durumlarda satış izni verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler tahsil edilmez. Ancak yatırımcının teşvik belgesinin satış iznini müteakip diğer nedenlerle iptali hâlinde izin verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler de ilgili mevzuatı çerçevesinde kısmen veya tamamen geri alınır.
…”
açıklamalarına yer verilmiştir.
Dolayısıyla, yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen ve tamamlama vizesi yapılmış olan söz konusu kağıt üretim tesisini kısmi bölünme yoluyla devralan şirketinizce aynı koşullar yerine getirilmek şartıyla, bu yatırımın işletilmesinden şirketiniz tarafından elde edilen kazanca, yatırıma katkı tutarının kalan kısmına ulaşılıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, indirimli kurumlar vergisinin sadece yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımınızdan elde edilen kazanca uygulanması esas olup;
– Şirketinize kısmi bölünme yoluyla devredilen tesisin faaliyeti neticesinde elde edilen kazancın iştirak hissesi, gayrimenkul vb. alımında kullanılması ve sonrasında bu kıymetlerin satışından elde edilen kazanç ile kağıt üretim tesisinden elde edilen faaliyet kazancının banka vadeli mevduat hesaplarında değerlendirilmesi neticesinde oluşan faiz gelirlerinin indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
– Geçmiş yıl zararları, indirim ve istisnalar vb. nedenlerle safi kurum kazancınızın söz konusu yatırımdan elde edilen kazanç tutarından düşük olması halinde ise indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecek tutar safi kurum kazancını aşamayacaktır.
Ayrıca, teşvik belgeli yatırımdan elde edilen kazancın bağış ve yardım vb. şekilde kullanılmış olması bu durumu değiştirmeyeceği gibi kanunen kabul edilmeyen giderler vb. nedenlerle safi kurum kazancı yatırımdan elde edilen kazançtan yüksek olsa dahi indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecek kazancın söz konusu yatırımdan elde edilen kazancı aşamayacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Dosya için Tıklayınız

İndirimli kurumlar vergisi

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Tarih28.07.2017
Sayı84098128-125[32/A-2015/3]-
Konuİndirimli kurumlar vergisi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin “AOSB … Çiğli/ İZMİR” adresinde elektrikli aydınlatma ürünleri ve armatürleri üretimi faaliyeti ile iştigal ettiği, 27.03.2014 tarihinde yatırım tamamlama vizesi gerçekleştirilen … sayılı “Konusu: Elektrik Ampulü ve Lambaları ile Aydınlatma Teçhizatı İmalatı”, “Cinsi: Komple Yeni Yatırım” olan Yatırım Teşvik Belgesine sahip olduğu ve söz konusu yatırım teşvik belgesinin 14.07.2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yürürlüğe konulan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar hükümlerinden faydalandığı belirtilerek,
a) Söz konusu yatırım teşvik belgesinde yatırım cinsi olarak “komple yeni yatırım” ibaresi yer aldığı ancak, teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen komple yeni yatırımın, teşvik belgesi öncesi şirketinizce inşası tamamlanan fabrika binası içerisinde gerçekleştirildiği belirtilerek, anılan üretim tesisinden elde edilen kazancın tamamına indirimli kurumlar vergisi uygulanıp uygulanamayacağı,
b) Bahsi geçen yatırım teşvik belgesinin Aliağa tesisinizde üretilen ara ürünlere ait olduğu, bu ürünlerin doğrudan satışa konu edilmeyip Çiğli›de faaliyet gösteren fabrikanızda üretilen nihai ürünlerin imalatında kullanıldığı belirtilerek, bu açıdan değerlendirildiğinde Aliağa tesisinizde üretilen ara ürünlere ilişkin olarak elde edilen kazancın nasıl hesaplanacağı,
hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde,
“(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Hazine Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;
a) İstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplandırmaya ve gruplar itibarıyla teşvik edilecek sektörleri ve bu sektörler ile organize sanayi bölgeleri, Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlara ve Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,
b) Her bir il grubu, stratejik yatırımlar veya (a) bendinde belirtilen yerler için yatırıma katkı oranını % 55›i, yatırım tutarı 50 milyon Türk Lirasını aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise % 65›i geçmemek üzere belirlemeye, kurumlar vergisi oranını % 90›a kadar indirimli uygulatmaya,
c) Yatırıma başlanan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50’sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80’e kadar artırmaya,
ç) Yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca sınırlandırmaya, yetkilidir…
…”
hükmüne yer verilmiştir.
Konuya ilişkin açıklamalara 2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile 2009/1 No.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğde yer verilmiştir.
Anılan Tebliğin “Ek-4 Yatırım Cinsleri” başlıklı bölümünde;
“Komple yeni yatırım: Mal ve hizmet üretimine yönelik olarak ana makine ve teçhizat ile yardımcı tesisleri içeren, gerektiğinde arazi-arsa, bina-inşaat harcamalarını da ihtiva eden, yatırımın yapılacağı yerde aynı üretim konusunda mevcut tesisi veya altyapı bütünlüğü bulunmayan yatırımlardır. Ayrıca, mevcut tesislerde makine ve teçhizat ilavesi nedeniyle kapasite artışının %100›ü geçmesi halinde bu yatırımlar yeni yatırım sayılır.
…”
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, Hazine Müsteşarlığı tarafından 2009/15199 sayılı Karara göre düzenlenmiş olan teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlar,
yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.
Özelge talep formunuz ekinde yer alan ve 2009/15199 sayılı Karara göre düzenlenmiş olan yatırım teşvik belgesinin incelenmesinden, yapmış olduğunuz yatırımın komple yeni yatırım olduğu ve yatırımın konusunu da elektrik ampülü ve lambaları ile aydınlatma teçhizatı imalatı faaliyetlerinin oluşturduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirdiğiniz komple yeni yatırımın, teşvik belgesi öncesi şirketinizce inşası tamamlanan fabrika binası içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle anılan üretim tesisinden elde edilen kazancın tamamına indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün değildir. Söz konusu yatırımınızın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren Aliağa tesisinizde üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazancın sadece 2009/15199 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgeli yatırımınızdan kaynaklanan kısmı indirimli kurumlar vergisine tabi tutulabilecektir.
Öte yandan, Aliağa tesisinizde anılan yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirdiğiniz yatırımınızdan elde edilen ürünlerin doğrudan satışa konu edilmeyip Çiğli›de faaliyet gösteren fabrikanızda nihai ürünlerin imalatında kullanılması nedeniyle, Çiğli fabrikanızda üretilen nihai ürünlerin satışından doğan kazancınızdan Aliağa tesisinde yatırım teşvik belgesi kapsamında üretilen ara ürünlere isabet eden kısmın ayrıştırılarak tespit edilmesi ve sadece tespit edilen bu kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Dosya için Tıklayınız

Vergi Usul Kanunu Sirküleri/95; Pişmanlık ve Islah Yöntemiyle Beyana İlişkin

T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/95
Konusu: Pişmanlık ve ıslah
Tarihi: 12/09/2017
Sayısı: VUK-95/ 2017-8
1. Giriş
213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371 inci maddesinin uygulamasına yönelik açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2. Açıklama
213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği hükme bağlanmış ve mükelleflerin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için gereken şartlar beş bent halinde sayılmıştır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun 134 üncü maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu açıklanmış, bu madde ve müteakip maddelerde vergi incelemesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
Pişmanlık müessesesi; mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunda önemli bir işleve sahip olduğu gibi idare ile mükellefler arasındaki uyuşmazlıkları azaltmakta, idarenin kaynaklarını ve zamanını daha etkin olarak kullanmasına katkı sağlamaktadır.
Bu itibarla, başkaca bir sebep bulunmadığı müddetçe, sırf pişmanlıkla beyanname verdikleri gerekçesiyle mükellefler uygulamada vergi incelemesine ve takdire sevk edilmemekte, pişmanlıkla beyanname verilmesinin sevk nedeni olarak değerlendirilmesi ve mükelleflerin bu nedenle incelemeye ve takdire sevk edilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Duyurulur.
Adnan ERTÜRK
Gelir İdaresi Başkanı

Dosya için Tıklayınız

Gelir Vergisi Kanunu Sirküleri / 99; Belge Düzenine İlişkin

T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Gelir Vergisi Sirküleri /99
Konusu : Gelir ve kurumlar vergisi iade taleplerinde bazı bilgi ve belgelerin elektronik ortamda alınması hakkında Tarihi : 22/01/2016 Sayısı : GVK-99 /2016-1 İlgili olduğu maddeler : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer md.120, md.121; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu madde 34
1. Giriş
Gelir ve kurumlar vergisine yönelik iade taleplerinde, mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak, Başkanlığımızca hazırlanan Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sisteminin (GEKSİS) kullanılmasına ilişkin açıklamalar bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
Gelir ve kurumlar vergisi iade talepleri ile ilgili olarak iade işlemlerine hız kazandırılması, iade işlemleri açısından asgarî bir standart getirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Başkanlığımızca hazırlanan Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi ile mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak Gelir-Kurumlar Vergisi iadelerine yönelik kontrol ve analizler elektronik ortamda yapılarak özet bir rapor halinde iadeyi yapacak birime ve mükellefe sunulacaktır.
Bu itibarla, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri 2015 ve izleyen vergilendirme dönemlerine yönelik iade taleplerini bahse konu Sistemi kullanmak suretiyle yapacaklardır.
2. Kapsam
2.1. Ġşlemler Bakımından
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
– Mükerrer 120 nci maddesi kapsamında iadesi gereken geçici vergilerden ve
– 121 inci maddesi kapsamında, Kanunun 94 üncü ve geçici 67 nci maddeleri uyarınca tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan gelir vergisi iade talepleri ile
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;
– 32 nci maddesi kapsamında Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerine göre ödenen geçici vergilere ilişkin iade taleplerinde ve
– 34 üncü maddesi kapsamında Kanunun 15 ve 30 uncu maddeleri ile Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan kurumlar vergisi iade taleplerinde,
söz konusu maddelerde yer alan yetki çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından gerekli görülen bilgi ve belgeler elektronik ortamda alınacaktır.
2.2. Mükellefler Bakımından
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yukarıda belirtilen iade taleplerini bu uygulama kapsamında yapacaklardır.
3. Diğer Hususlar
3.1. İade talebine ilişkin olarak elektronik ortamda alınması uygun görülen liste ve/veya tablolar dışında kalan diğer belgelerin önceden olduğu gibi vergi dairesine intikal ettirilmesi gerekmektedir.
3.2. Vergi daireleri mükelleflerin iade taleplerini, sistem tarafından üretilecek Gelir ve Kurumlar Vergisi İadesi Kontrol Raporu çerçevesinde değerlendirerek ilgili Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde ve Sirkülerlerinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandıracaktır.
3.3. Mükelleflerin iade taleplerinin, 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen esas ve süreler itibarıyla geçerlilik kazanacağı tabiidir.
3.4. Mükellefler talep ettikleri iadenin konusuna ve beyan ettikleri kazanç türlerine göre Maliye Bakanlığının uygun göreceği liste ve tabloları aşağıdaki esaslara uygun olarak elektronik ortamda göndereceklerdir:
a) Her bir tevsik edici belge, fatura düzenleme limitinin altında kalsa dahi, bu liste ve tablolara ayrı ayrı girilecektir.
b) Aynı mükelleften yapılan alımlar, bu liste ve tablolara belge bazında ayrı ayrı girilecektir.
3.5. Liste ve tabloların doldurulmasında uyulacak kurallara internet vergi dairesinden ulaşılması mümkündür.
3.6. Elektronik ortamda alınan belgelerin ayrıca kâğıt ortamında verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Duyurulur.
Adnan ERTÜRK
Gelir İdaresi Başkanı

Dosya için Tıklayınız

Gelir Vergisi Kanunu Sirküleri / 98; Ev Hizmetlerinde Çalıştırılanlara İlişkin

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Vergisi Sirküleri /98
Konusu
: 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışanlara, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan istisnanın uygulaması,
Tarihi
: 07/04/2015
Sayısı
: GVK -98/2015-1
Ġlgili olduğu maddeler
: Gelir Vergisi Kanunu Madde 23, 61, 63 ve 94
İlgili olduğu kazanç türleri
: Ücret
1. Giriş
Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (6) numaralı bendinde yer alan istisnanın, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışanlar yönünden uygulaması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2. Yasal Mevzuat
Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde ise “Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.) (Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir.)” nin gelir vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa 10/9/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanunun 55 inci maddesi ile eklenen Ek 9 uncu maddede “Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalılar hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin hükümler uygulanır. Bunların bildirimi, işverenler tarafından örneği Kurumca hazırlanan belgeyle en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapılır. Süresinde yapılmayan bildirim için işverene 102 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü uygulanır.
Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanlar için ise, çalıştırıldıkları süreyle orantılı olarak çalıştıranlarca 82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının %2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödenir. …” hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
Evlerde hizmet sunan kişilerin elde ettikleri gelir, Gelir Vergisi Kanunu yönünden “ücret” olarak nitelendirilmektedir.
Söz konusu ücretin Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendi kapsamında gelir vergisinden istisna edilebilmesi için;
– Hizmetin özel fertler tarafından verilmesi,
– Hizmetin ev, bahçe, apartman gibi ticaret mahalli olmayan sair yerlerde verilmesi,
– Çalışanların, mürebbiyelik hariç olmak üzere orta hizmetçilik, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde istihdam edilmeleri,
gerekmektedir.
Buna göre; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışanlara yapılan ücret ödemelerinin yukarıda belirtilen şartlar dahilinde gelir vergisinden istisna edilmesi gerekir.
Diğer taraftan, istisnanın uygulamasında hizmet erbabının Türkiye’de dar mükellef veya tam mükellef statüsünü taşımasının bir önemi bulunmadığından, dar mükellef kişilerin elde edecekleri ücretlerin de yukarıda yer alan şartları taşımaları kaydıyla gelir vergisinden istisna edileceği tabiidir.
Duyurulur.
Adnan ERTÜRK
Gelir İdaresi Başkanı

Dosya için Tıklayınız