MATRAH ARTIRIP SÜRESİNDE ÖDEME YAPMAYAN HEM İNCELENECEK HEM DE ÖDEME YAPMAYA DEVAM EDECEK!

Af kanunlarında matrah artırımı düzenlemelerine de yer verilmekte ve matrah artırımı yapıp ödemesini düzenli yapamayan da vergi incelemesinden muaf tutulmakta ve daha fazla oranda gecikme zammı ödemekte idi. Daha önceki matrah artırımı düzenlemeleri bu yönde idi. 7143 sayılı Kanunda bu düzenleme değiştirildi ve süresinde ödeme yapmayanlar için vergi incelemesi yapılabilecek ve beyan edilen vergi tutarı da ödenmeye devam edilecektir.

6736 sayılı kanunun 5’inci maddesinin 4’üncü bendine göre, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre;

“Hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunur.”

7143 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin 4’üncü bendine göre, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre;

“Matrah ve vergi artırımının bu Kanunun yayım tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bu maddede öngörülen şekilde yapılması, hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin veya ilk taksiti bu Kanunun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit taksitte bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunur, ancak bu madde hükmünden yararlanılamaz.”

7143 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, mükellefler, belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.

Ancak yukarıda yer verdiğimiz düzenlemede görüleceği üzere belirtilen vergi türleri itibariyle matrah artırımı yapıp sonradan incelenmek istemeyen mükellefler ödeme kısmına dikkat etmelidirler.

Matrah artıran mükellefler ödemeyi peşin olarak yapabilecekleri gibi ilk taksitlerini 1 Ekim 2018 tarihine kadar ve diğer taksitlerinin ödemelerini ikişer aylık dönemler halinde altı (5) eşit taksitte yapabileceklerdir. Yani bu halde ödeme vadeleri 1 Ekim/2018 ilk, Kasım/2018 ikinci, Ocak/2019 üçüncü, Mart/2019 dördüncü, Mayıs/2019 beşinci, Temmuz/2019 da altıncı ve son taksit olacaktır.

Matrah artırımından yararlanacak mükellefler ödemelerini aksatmamalıdır. Aksi türlü hem matrah artırımı nedeniyle incelemelerden kurtulamayacaklar, hem de beyanlarını ödemeye devam edeceklerdir.

VERGİ DAVALARINDAN VAZGEÇENLER İÇİN HANGİ HALLERDE ŞARTLAR İHLAL EDİLMİŞ SAYILACAKTIR?

Kanunun 3’üncü maddesinden (kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklar) yararlanmak için başvuruda bulunan ancak, Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan;

– 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için ilk tarhiyata esas teşkil eden vergi ve ceza tutarları ile gecikme zammı ve gecikme faizleri,

– Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları için idari yaptırım kararında yer alan tutar ile bunlar üzerinden hesaplanan fer’ileri, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilecektir.

Ancak, 18.05.2018 tarihinden önce verilmiş olan en son yargı kararının tarhiyatın tasdikine ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacak tutarları esas alınacaktır. Bir başka anlatımla, tasdik kararı üzerine yapılan tahakkuk işleminde herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklardan ilk tarhiyat tutarı esas alınarak takip edilecek olanlar, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası ise alacakların vade tarihi olacaktır. Gecikme zamlarının, amme alacağının vade tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesaplanacağı tabiidir. Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları ise idari yaptırım kararının tebliğine bağlı olarak oluşan vade tarihleri esas alınmak suretiyle ve özel kanunlarında düzenlenmiş olan fer’i alacakları da dikkate alınarak takip edilecektir.

Bu düzenleme ile davadan vazgeçip ödeme şartlarını ihlal edenlere (bir yılda ikiden fazla taksiti aksatanlara) çok ciddi bir yaptırım getirilmekte ve işlemde başa dönülmektedir. Örneğin, dava aşamasında olan ve dava konusu 1.000.000 TL vergi aslı, 1.000.000 TL vergi cezası ve gecikme faizi olan bir davadan vazgeçilmiş ve vergi aslının yarısı (500.000 TL) ile Yİ-ÜFE ödenecek iken başa dönülerek 1.000.000 TL vergi ve 1.000.000 TL vergi cezası ve gecikme faizi/zammı tamamen ödenmek zorunda kalınacaktır. Bu konuda 7143 sayılı Kanun diğer kanunlardan farklı hükümler içermektedir. Bu nedenle davadan vazgeçeceklerin ödeme konusuna çok dikkat etmesi gerekmektedir.

İlk tasksit ödeme süresinin son günü de 1 Ekim 2018 tarihidir.

48 SERİ NO’LU MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ; 1997 ve Daha Eski Model Araçlara İlişkin

48 SERİ NO’LU MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 27/07/2017 Resmi Gazete No: 30136
1. Amaç
Bu Tebliğin amacı, 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle getirilen düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
2. Yasal Düzenleme
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde;
“(1) İlgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan, model yılı 1997 veya daha eski olan motorlu taşıtlarını; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2018 tarihine kadar ilgili mevzuat gereğince kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle il özel idarelerine veya büyükşehir belediyelerine bedelsiz olarak teslim eden veya 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında düzenlenen uygulama çerçevesinde Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İşletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerinden herhangi birine teslim eden gerçek ve tüzel kişiler adına, hurdaya çıkarılan taşıta ilişkin olarak 31/12/2018 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31/12/2016 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilir.
(2) Motorlu taşıtlarını noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alıp ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan gerçek ve tüzel kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlayarak bu maddenin öngördüğü diğer şartları da yerine getirmeleri halinde bu madde hükmünden yararlanabilirler.
(3) Bu madde kapsamında trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların, adlarına tescil kaydı bulunanlar tarafından ilgili kurumlara teslimi ile il özel idarelerinin veya büyükşehir belediyelerinin bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtların satışından elde ettikleri kazançlar ve bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Bu madde kapsamında yapılan motorlu taşıt teslimlerine ilişkin olarak 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mevcut olmayan veya herhangi bir nedenle motorlu taşıt vasfını kaybetmiş olup model yılı 2005 ve daha eski olan taşıtların, bu durumlarının kanaat verici belgelerle tevsik edilmesi veya ilgili trafik tescil kuruluşu nezdinde adlarına kayıtlı olanlar tarafından yazılı bildirimde bulunulması halinde, bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergilerinin 1/4’ünün 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, kalan vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilir ve ödemeyi müteakip trafik tescil kayıtları silinir.
Bu fıkra kapsamında trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların daha sonra bulunması veya varlığının tespiti halinde, terkin tarihi itibarıyla trafik tescil kaydı yapılır. Bu takdirde terkin edilen vergi ve diğer amme alacakları ayrıca bir işleme gerek olmaksızın bulundukları veya tespit edildikleri yılın Ocak ayında motorlu taşıtlar vergisi adıyla tahakkuk etmiş sayılır ve Ocak ayının son günü vade tarihi kabul edilerek takip ve tahsil edilir. Bulunan veya varlığı tespit edilen taşıtın noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alındığının tevsiki halinde taşıt, satış tarihi itibarıyla alıcı adına tescil edilir ve alıcı adına motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti tesis edilir.
(5) Bu madde hükmünden gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak suretiyle yararlananlar, bu fiilleri başkaca bir suç teşkil etmediği takdirde 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi gereğince, il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve MKEK Hurda İşletmesi Müdürlüğünce bu madde hükmüne göre teslim alınan taşıtları, taşıt vasfını kaybettirecek şekilde kullanılamaz hale getirmeyenler ile bu hususa ilişkin gerekli tedbirleri almayanlar aynı Kanunun 257 nci maddesi gereğince cezalandırılır.
(6) Bu madde kapsamında tescil kayıtları silinen motorlu taşıtlara ait daha önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile buna ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve idari para cezaları red ve iade edilmez. Tescil kayıtları silinen bu taşıtlar üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş olan hacizler kaldırılır.
(7) Dördüncü fıkra gereğince trafik tescil kayıtları silinecek taşıtların, motorlu taşıt vasfını kaybettikleri haller ile mevcut olmadıklarının kabul edileceği durumları tespite ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları müştereken yetkilidir.”
hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 21 inci maddesinde, 7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
3. Kapsam
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesi kapsamına aşağıda belirtilen taşıtlar ile gerçek ve tüzel kişiler girmektedir.
3. A – Madde Kapsamında Teslim Edilebilecek TaĢıtlar
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin kapsamına, 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin (I) sayılı tarifesinde yer alan; otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile motosikletler, aynı Kanunun 6 ncı maddesinin (II) sayılı tarifesinde yer alan; minibüs, panel van, motorlu karavan, otobüs ve benzeri, kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri taşıtlar girmektedir.
Ancak, 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin (4) numaralı fıkrası çerçevesinde uygulama yapılıp yapılmayacağı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının yetkisinde bulunmaktadır. Anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması halinde hurda taşıt alımına ilişkin esaslar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından belirlenir. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğü hurda müdürlüklerine (MKEK hurda müdürlükleri) teslim edilecek taşıt türleri anılan Bakanlıkça belirlenir. Bakanlık tarafından belirlenenler dışındaki taşıtların, mükellefler tarafından bu madde kapsamında MKEK hurda müdürlüklerine teslimi mümkün bulunmamaktadır.
3. B – Madde Hükmünden Yararlanabilecek Mükellefler
Madde hükmünden;
1) İlgili trafik sicilinde model yılı 1997 veya daha eski olan ve 197 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (I) sayılı tarifesinde yer alan; otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile motosikletler, aynı Kanunun 6 ncı maddesinin (II) sayılı tarifesinde yer alan; minibüs, panel van, motorlu karavan, otobüs ve benzerleriyle kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri taşıtları adlarına kayıt ve tescilli bulunan,
2) Madde kapsamında yer alan taşıtlarını bu maddenin yürürlük tarihinden önce noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alan ancak, ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan mükelleflerden, 31/12/2018 tarihine kadar, adlarına kayıt ve tescil ettiren,
3) İlgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescilli; model yılı 2005 veya daha eski taşıtı olup, bu taşıtı 27/5/2017 tarihi itibarıyla mevcut olmayan veya herhangi bir nedenle motorlu taşıt vasfını kaybetmiş bulunan,
gerçek ve tüzel kişiler ile bunların mirası reddetmemiş mirasçıları yararlanabileceklerdir.
Madde hükmünden yararlanmak için gerekli başvuruların mükellef veya mükellef adına veli, vasi, kanuni temsilciler ile konuya ilişkin olarak vekâletname ile tayin edilen vekiller tarafından yapılması mümkündür. Ancak, maddenin dördüncü fıkrası kapsamında vekâletname ile yapılacak olan başvurularda bildirimin bizzat mükellef, veli veya vasi tarafından imzalanması gerekmektedir.
4. Geçici 1 inci Maddenin Uygulaması
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinden faydalanmak için başvuracak mükellefler, adlarına kayıt ve tescilli taşıtları üzerinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş hacizler dışında, üçüncü şahıslar tarafından konulmuş bulunan mülkiyeti muhafaza, rehin, haciz ve benzeri şerhleri kaldırılmadıkça madde hükmünden yararlanamayacaklardır.
Anılan Kanunun Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen ve motorlu taşıtlarını noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alıp ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan gerçek ve tüzel kişilerin, madde hükmünden yararlanabilmeleri için 31/12/2018 tarihine kadar bu madde kapsamındaki taşıtları adlarına kayıt ve tescil ettirmeleri gerekmektedir. Bu durumda olup da 31/12/2018 tarihine kadar taşıtları adlarına kayıt ve tescil ettirmeyen mükellefler madde hükmünden yararlanamayacaklardır.
Geçici 1 inci madde hükmünden faydalanan mükelleflerin bu madde kapsamında tescil kayıtları silinen taşıtlarına ilişkin 27/5/2017 tarihinden önce ödemiş oldukları motorlu taşıtlar
vergileri, gecikme zamları, gecikme faizleri, vergi cezaları ve idari para cezaları ile bu tarihten sonra ödenmekle beraber anılan Kanun maddesi hükmünden faydalanmak için müracaat edilmeden önce ödenen motorlu taşıtlar vergileri, gecikme zamları, gecikme faizleri, vergi cezaları ve idari para cezaları mükellefe red ve iade edilmeyecektir.
Anılan Kanunun Geçici 1 inci maddesinin uygulanmasında tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tespitinde 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 116 ncı maddesi esas alınacaktır.
Bu madde kapsamında trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların, adlarına tescil kaydı bulunanlar tarafından ilgili kurumlara teslimi ile il özel idarelerinin ve büyükşehir belediyelerinin bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtların satışından elde ettikleri kazançlar ve bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
4. A – Model Yılı 1997 ve Daha Eski Olan TaĢıtlara ĠliĢkin Yapılacak ĠĢlemler
4.A.1 – Mükellefler Tarafından Yapılacak ĠĢlemler
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen mükelleflerin söz konusu düzenlemeden yararlanabilmeleri için trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan model yılı 1997 veya daha eski motorlu taşıtlarını, 31/12/2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) il özel idarelerine veya büyükşehir belediyelerine bedelsiz olarak teslim etmeleri veya 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında düzenlenen uygulama çerçevesinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğü hurda müdürlüklerinden (Kırıkkale ve İzmir-Aliağa MKEK hurda müdürlükleri) yetkilendirilen birine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde teslim etmeleri gerekmektedir.
Maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümlerinden yararlanarak taşıtlarını il özel idarelerine/büyükşehir belediyelerine veya MKEK hurda müdürlüklerine teslim etmek isteyen mükelleflerin, adlarına kayıt ve tescilli taşıtlar üzerinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş hacizler dışında, üçüncü şahıslar tarafından konulmuş bulunan mülkiyeti muhafaza, rehin, haciz ve benzeri şerhlerin bulunmadığına dair trafik tescil kuruluşundan belge almaları gerekmektedir. Bu belge herhangi bir tescil kuruluşundan alınabilecektir.
Madde hükmüne göre trafik tescil kuruluşlarına yapılacak başvurular sırasında taşıta ait motorlu taşıtlar vergisi ilişiğinin kesildiğine dair belge aranılmayacaktır.
Geçici 1 inci maddenin birinci fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin yapması gereken işlemler aşağıda açıklanmıştır.
4.A.1. a-) Trafik Tescil KuruluĢuna BaĢvuru
Taşıtlarını il özel idarelerine, büyükşehir belediyelerine veya MKEK hurda müdürlüklerine teslim etmek isteyen mükelleflerin (EK:1a / EK:1b) dilekçeyle herhangi bir trafik tescil kuruluşuna başvurarak taşıtın madde hükmünden yararlanabileceğine dair belge (EK:2) almaları gerekmektedir.
Motorlu taşıtını 27/5/2017 tarihinden önce noter satış senedi ile iktisap eden veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alan ancak, ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan mükellefler ise, noter satış senetlerinin veya kamu kurum ve kuruluşundan satın aldığını gösterir belgenin bir örneğini ilgili trafik tescil kuruluşuna verilecek dilekçelerine (EK:1a / EK:1b) ekleyeceklerdir.
4.A.1. b-) Ġl Özel Ġdarelerine, BüyükĢehir Belediyelerine veya MKEK Hurda Müdürlüklerine BaĢvuru
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkra hükmünden faydalanmak isteyen mükellefler (EK:2) belgesini aldıktan sonra, bir dilekçe (EK:3a / EK:3b) ve ekleri ile birlikte taşıtlarını diledikleri il özel idaresine ve büyükşehir belediyelerine bedelsiz olarak veya 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında düzenlenen uygulama çerçevesinde MKEK hurda müdürlüklerinden (Kırıkkale ve İzmir-Aliağa MKEK hurda müdürlükleri) yetkilendirilen birine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde teslim edebileceklerdir.
Motorlu taşıtını 27/5/2017 tarihinden önce noter satış senedi ile iktisap eden veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alan ancak, başvuru tarihi itibarıyla henüz taşıtını ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan mükellefler ise, noter satış senedinin veya kamu kurum ve kuruluşundan satın aldığını gösterir belgenin bir örneğini dilekçeye (EK:3a / EK:3b) ekleyeceklerdir.
Taşıt sahiplerinin, taşıtlarını il özel idaresine, büyükşehir belediyesine veya MKEK hurda müdürlüklerine teslim ettikten sonra, almış oldukları teslim tutanakları (EK:4) ve Tebliğ ekinde yer alan dilekçe (EK:5) ile birlikte herhangi bir trafik tescil kuruluşuna giderek, taşıtlarının hurdaya çıkarılma işlemini tamamlamaları gerekmektedir. Trafik tescil kuruluşunda hurdaya çıkarma işlemi yapılmayan taşıt için bu madde hükmünden faydalanılamayacaktır.
Maddenin birinci fıkra hükmünden faydalanmak isteyen mükelleflerin taşıtlarını en geç 31/12/2018 tarihine kadar il özel idaresine, büyükşehir belediyesine veya MKEK hurda müdürlüklerine teslim ederek hurdaya çıkarma işlemlerini tamamlamaları gerekmektedir.
Taşıtlarını MKEK hurda müdürlüklerine teslim eden mükellefler, hurdaya çıkarma işlemlerini tamamladıktan sonra, trafik tescil kuruluşlarınca kendilerine verilen “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhli “Motorlu Araç Tescil Belgesi”ni, ilgili MKEK hurda müdürlüğüne ibraz edeceklerdir.
4.A.2 – Ġl Özel Ġdareleri, BüyükĢehir Belediyeleri veya MKEK Hurda Müdürlükleri Tarafından Yapılacak ĠĢlemler
İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri veya MKEK Hurda İşletmesi Müdürlüğü bu madde kapsamında teslim alınan taşıtları, taşıt vasfını kaybettirecek şekilde kullanılamaz hale getirmeye yönelik her türlü tedbiri alacaklardır.
Söz konusu taşıtları il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine bedelsiz olarak veya 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında düzenlenen uygulama çerçevesinde MKEK hurda müdürlüklerine teslim etmek isteyen taşıt sahipleri tarafından verilen dilekçe (EK:3a / EK:3b) üzerine, il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve MKEK hurda müdürlükleri taşıtı Tebliğ ekinde yer alan tutanakla (EK:4)
teslim alacaklardır. İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri veya MKEK hurda müdürlükleri tarafından teslim alınan taşıta ilişkin tutanak (EK:4) üç nüsha olarak düzenlenecektir. Tutanaklardan biri il özel idaresi, büyükşehir belediyesi veya MKEK hurda müdürlükleri tarafından muhafaza edilecektir. Kalan iki nüsha tutanak ise mükellefe verilecek, mükellef kendisine verilen tutanaklardan bir nüshasını ilgili trafik tescil kuruluşuna verecektir.
MKEK hurda müdürlükleri, trafik tescil kuruluşu tarafından hurdaya çıkarma işlemi tamamlanan taşıta ilişkin “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhli “Motorlu Araç Tescil Belgesi” kendilerine ibraz edildikten sonra taşıtları bertaraf edebileceklerdir.
İl özel idareleri ve büyükşehir belediyeleri bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtları 19/3/2001 tarihli ve 2001/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca yalnızca MKEK hurda müdürlüklerine satacaklardır.
4.A.3 – Trafik Tescil KuruluĢları Tarafından Yapılacak ĠĢlemler
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkra hükmünden yararlanmak için yapılan mükellef başvuruları üzerine, teslim edilecek olan taşıtlar üzerinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş hacizler dışında, üçüncü şahıslar tarafından konulmuş mülkiyeti muhafaza, rehin, haciz ve şerhlerin bulunmaması halinde düzenlenecek belge (EK:2) ilgiliye verilecek, aksi halde belge düzenlenmeyecektir. Bu belge herhangi bir trafik tescil kuruluşundan alınabilecektir.
Taşıtların hurdaya çıkarılma işlemi, herhangi bir trafik tescil kuruluşunda yapılabilecektir.
Ancak, motorlu taşıtını noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın aldığını gösteren belgeyle iktisap eden ve ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan mükellefler tarafından yapılacak başvurularda; 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili hükümleri doğrultusunda, alıcının ikamet veya iş adresinin bulunduğu yerin trafik tescil kuruluşunda kayıt ve tescil işlemleri yapıldıktan sonra hurdaya çıkarma işlemi tamamlanacaktır.
İl özel idaresine, büyükşehir belediyesine veya MKEK hurda müdürlüğüne teslim edilen taşıtlarda, hurdaya çıkarma işlemi trafik tescil kuruluşuna hurdaya ayırmak için yapılan başvuru tarihi itibarıyla yapılacaktır. Taşıta ait “Motorlu Araç Tescil Belgesi”ne “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhi konularak sahiplerine geri verilecek, “Motorlu Araç Trafik Belgesi” ile tescil plakaları geri alınarak iptal edilecektir.
Taşıtların hurdaya çıkarılması için yapılacak başvurularda tebliğ ekinde yer alan dilekçe (EK:5) kullanılacaktır.
Trafik tescil kuruluşlarınca madde hükmüne göre yapılacak kayıt ve tescil işlemleri sırasında taşıta ait motorlu taşıtlar vergisi ilişiğinin kesildiğine dair belge aranılmayacaktır.
Hurdaya çıkarma işleminin trafik tescil kuruluşunca yapılmasından sonra, taşıtın kayıt ve tescilinin silindiği hususu üç iş günü içerisinde kayıtlı bulunduğu vergi dairesine bildirilecektir. Vergi dairesine gönderilen yazıya, “Hurdaya Çıkarılmıştır” damgası vurulmuş bulunan “Araç Trafik Tescil Müracaat ve İşlem Formunun” onaylı bir örneği eklenecektir. Hurdaya çıkarma işlemi taşıtın kayıtlı olduğu tescil kuruluşunca yapılmadığı takdirde “Araç
Trafik Tescil Müracaat ve İşlem Formunun” onaylı bir örneği kayıtlı olduğu tescil kuruluşuna bildirilecektir.
Bu madde hükmü uyarınca tescil kaydı silinecek taşıtın trafik tescil kaydında, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre konulmuş hacizler varsa, tescil kuruluşları haczi koyan idarelerden bildirim beklemeksizin bu hacizleri kaldıracak ve hacizlerin kaldırıldığı hususu haczi koyan ilgili tahsil dairelerine trafik tescil kuruluşu tarafından ayrıca bildirilecektir.
4.A.4 – Vergi Daireleri Tarafından Yapılacak ĠĢlemler
Başvuruda bulunan mükellefin motorlu taşıtlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi daireleri tarafından, trafik tescil kuruluşundan gelen, taşıtın hurdaya çıkarılmak suretiyle kayıt ve tescilinin silindiğini belirten yazı ve ekinde yer alan belgelerdeki bilgiler ile vergi dairesi kayıtları karşılaştırılarak bilgilerin doğruluğu kontrol edilecektir. Bilgilerin doğruluğu tespit edildikten sonra ilgili taşıttan dolayı motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetleri sona erdirilecektir. Bu düzenleme kapsamında teslim edilen taşıtlara ilişkin olarak 31/12/2018 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31/12/2016 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilecek, bu alacaklar nedeniyle 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre mükellefin sair mal varlığına tatbik edilmiş olan hacizler kaldırılacak ve yapılan işlem sonucundan mükellefe bilgi verilecektir.
4.B – Mevcut Olmayan veya Motorlu TaĢıt Vasfını KaybetmiĢ Olan TaĢıtlara ĠliĢkin Yapılacak ĠĢlemler
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin 7 nci fıkrasında, dördüncü fıkra gereğince trafik tescil kayıtları silinecek taşıtların, motorlu taşıt vasfını kaybettikleri haller ile mevcut olmadıklarının kabul edileceği durumları tespite ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının müştereken yetkili oldukları hükme bağlanmıştır.
4.B.1 – TaĢıtın Mevcut Olmaması veya Motorlu TaĢıt Vasfını KaybetmiĢ Olması Halinde Yapılacak ĠĢlemler
Maddenin yürürlüğe girdiği 27/5/2017 tarihi itibarıyla mevcut olmayan veya motorlu taşıt vasfını yitirmiş, model yılı 2005 ve daha eski olan taşıt sahiplerinin; durumlarını kanaat verici belgelerle tevsik etmeleri veya trafik tescil kuruluşu tarafından taşıtın mevcut olmadığının kabulü halinde, Tebliğ ekinde yer alan dilekçe (EK:6/EK:7) ile herhangi bir trafik tescil kuruluşuna bildirimde bulunmaları ve bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergisi asıllarının 1/4’ünü 31/12/2018 tarihine kadar ödemeleri şartıyla, kalan vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 2918 sayılı Kanunun 116 ncı maddesine istinaden tescil plakasına kesilen trafik idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek ve ödemeyi müteakip trafik tescil kayıtları silinecektir.
Buna göre, Kanunun Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında trafik tescil kuruluşu tarafından, taşıta ilişkin olarak içinde bulunulan takvim yılından önceki beşinci yılın 1 Ocak tarihinden itibaren;
i – Taşıta (taşıtın tescil plakasına veya taşıtın sürücüsüne) ait tebliğ edilmemiş trafik idari para cezası karar tutanağı bulunmadığının,
ii – Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) kayıtlarına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmamış olduğunun,
iii – Taşıtın tescil kayıtlarında herhangi bir işlem (teknik değişiklik, renk değişikliği, zayi veya yıpranma nedeniyle belge yenileme, şahsi hal ve adres değişikliği gibi) yapılmamış olduğunun,
iv – Taşıtın ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan trafik kazasına karışmadığının,
v – Taşıtın fenni muayenesinin yaptırılmamış olduğunun,
tespiti halinde taşıtın mevcut olmadığı kabul edilecektir. Taşıtın mevcut olmadığının kabulünde yukarıda yer alan tespitlerin tamamının varlığı aranacaktır.
Öte yandan,
i – Taşıtın mevcut olmadığının mahkeme kararıyla tevsik edilmesi,
ii – Taşıtın yurt dışına çıktığının ve çeşitli nedenlerle (müsadere, çalınma, yanma, trafik kazası, tahrip edilme gibi) tekrar giriş yapmadığının belgelenmesi veya bu hususun Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığı’ndan alınan yazıyla tevsik edilmesi,
iii – Taşıtın kaza, yanma, tahrip edilme gibi nedenlerle 27/5/2017 tarihi ve öncesinde motorlu taşıt vasfını kaybettiğinin mahkeme kararı veya resmi kurumlarca düzenlenmiş belgelerle (itfaiye tutanağı, polis veya jandarma birimlerince düzenlenen tespit tutanağı gibi) tevsik edilmesi
durumlarında ibraz edilen belgeler taşıtın mevcut olmadığına veya taşıt vasfını kaybettiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edilerek, yukarıda sayılan diğer şartlar aranılmayacaktır.
Taşıtın mevcut olmadığının veya herhangi bir nedenle motorlu taşıt vasfını kaybettiğinin tevsik edilmesi halinde kaydının silinmesi için yapılacak başvurularda (EK:7) dilekçe kullanılacaktır.
İlgili trafik tescil kuruluşundan 7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkra hükmünden yararlanabileceğine dair belge (EK:8 / EK:9) alan mükellefler, belgeyi ekleyecekleri bir dilekçe (EK:10) ile motorlu taşıtlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine başvuracaklardır.
Vergi dairesi, başvuruda bulunan mükelleflerden başvuru tarihi itibarıyla vadesi geçmesine rağmen ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergi asılları ile ödeme süresi başlamış motorlu taşıtlar vergi asıllarının 1/4’ünü tahsil ederek, her bir taşıt için ayrı ayrı mükellefin T.C. Kimlik No/Vergi Kimlik No, adı soyadı (unvanı), tahsil edilen vergi tutarı ve tahsil tarihi ile taşıtın plaka numarasına ilişkin bilgileri içeren bir yazı (EK:11) düzenleyecektir. Bu yazı (EK:11), vergi dairesince üç iş günü içerisinde bir yazı ekinde ilgili trafik tescil kuruluşuna gönderilecektir.
İlgili trafik tescil kuruluşu, vergi dairesinden gelen yazıda yer alan bilgilerle tescil bilgilerini karşılaştırarak taşıta ilişkin tescil kaydını, vergi dairesine ödeme yapıldığı tarih itibarıyla silecek ve ilgili vergi dairesine üç iş günü içerisinde bildirecektir.
Bu madde hükmü uyarınca trafik tescil kaydı silinecek taşıtın tescil kaydında, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre konulmuş hacizler varsa, tescil kuruluşları haczi koyan idarelerden bildirim beklemeksizin bu hacizleri kaldıracak ve hacizlerin kaldırıldığı hususu haczi koyan ilgili tahsil dairelerine ayrıca bildirilecektir.
Trafik tescil kuruluşlarınca madde hükmüne göre yapılacak kayıt silme işlemleri sırasında taşıta ait motorlu taşıtlar vergisi ilişiğinin kesildiğine dair belge aranılmayacaktır.
Vergi dairesi trafik tescil kuruluşundan, 7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, tescil kaydının silindiğine ilişkin yazının gelmesi üzerine mükellefin kalan motorlu taşıtlar vergi aslı ile vergi aslının tamamına ilişkin gecikme zammını, gecikme faizini, vergi cezalarını ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarını terkin ederek motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetini sona erdirecektir.
4.B.2 – TaĢıtın Varlığının Tespiti Halinde Yapılacak ĠĢlemler
7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların daha sonra bulunması veya varlığının tespiti halinde, ilgili trafik tescil kuruluşu tarafından terkin tarihinde adına kayıt ve tescilli olan kişi için tescil kaydının silindiği tarih itibarıyla trafik tescil kaydı yapılarak, durum ilgili vergi dairesine üç iş günü içerisinde bildirilir. Ayrıca, madde hükmünden gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak suretiyle yararlananlar hakkında maddenin beşinci fıkra hükmü uyarınca işlem tesis edilir.
İlgili trafik tescil kuruluşu tarafından, bulunan veya varlığı tespit edilen taşıta ilişkin tescil bilgilerinin vergi dairesine gelmesi üzerine, vergi dairesince mükellef adına motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti tesis edilerek daha önce terkin edilen vergi ve diğer amme alacakları ayrıca bir işleme gerek olmaksızın taşıtın bulunduğu veya tespit edildiği yılın Ocak ayında motorlu taşıtlar vergisi adıyla tahakkuk etmiş sayılarak işlem yapılır ve Ocak ayının son günü vade tarihi kabul edilerek takip ve tahsil edilir.
Örnek
İlgili vergi dairesi tarafından 5/10/2017 tarihinde mükellef (A)’nın 7020 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkra hükmü çerçevesinde 6.000 TL motorlu taşıtlar vergi aslı, 9.000 TL gecikme zammı, 300 TL trafik idari para cezası terkin edilmiş, ancak tescil kaydı silinen taşıtın 15/8/2019 tarihinde mevcut olduğu tespit edilerek tescil kaydının silindiği tarih itibarıyla mükellef (A) adına tekrar kayıt ve tescil işlemi yapılmıştır.
Durumun ilgili vergi dairesine bildirilmesi üzerine vergi dairesi tarafından mükellef (A) adına tekrar motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti tesis edilerek terkin edilen 15.300 TL (6000+9000+300) tutarın, 2019 yılı Ocak ayında motorlu taşıtlar vergisi olarak tahakkuk etmiş sayılması ve 31/1/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mükellef (A)’dan takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.
Ancak, bulunan veya varlığı tespit edilen taşıtın noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alındığının tevsiki halinde taşıt, satış tarihi itibarıyla alıcı adına tescil edilir ve alıcı adına motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti tesis edilir.
5. Gerçeğe Aykırı Bildirimde Bulunanlar ile Madde Hükmüne Aykırı ĠĢlem Tesis Edenler Hakkında Uygulanacak Cezai Hükümler
Kanunun Geçici 1 inci maddesi hükmünden gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak suretiyle yararlananlar 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi gereğince, il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve MKEK Hurda İşletmesi Müdürlüğünce teslim alınan taşıtları, taşıt vasfını kaybettirecek şekilde kullanılamaz hale getirmeyenler ile bu hususa ilişkin gerekli tedbirleri almayanlar hakkında aynı Kanunun 257 nci maddesi gereğince işlem yapılacaktır.
6. Yürürlük
Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
7. Yürütme
Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

Ek İndir.

13 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ; KDV İadelerine İlişkin

13 SERĠ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
Resmi Gazete Tarihi: 22/06/2017 Resmi Gazete No: 30104
MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-2.1.1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “(4760 sayılı ÖTV Kanunundan doğan borçlar hariç)” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 2 – Aynı Tebliğin (IV/A-6.) bölümüne dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Öte yandan, iade hakkı tanınan işlemlerden kaynaklanan KDV iade alacağının 4760 sayılı ÖTV Kanunundan doğan borçlara mahsuben iadesi, mükellefin talebine bakılmaksızın münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yapılır. Mahsup işlemi, vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih itibariyle yerine getirilir. Talep edilen iade miktarının tamamı için (İTUS sertifikası sahibi mükellefler de dahil) teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (VI/C) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki (VI/Ç) bölümü eklenmiştir.
“Ç. GEÇĠCĠ HÜKÜMLER
1. KDV Ġade Alacağının 4760 sayılı ÖTV Kanunundan Doğan Borçlara Mahsuben Ġadesi
KDV iade alacağının 4760 sayılı ÖTV Kanunundan doğan borçlara mahsuben iadesine ilişkin bu paragrafın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri, münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir. Mahsup işlemi, vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih itibariyle yerine getirilir. Talep edilen iade miktarının tamamı için (İTUS sertifikası sahibi mükellefler de dahil) teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 4 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

12 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ; Konut ve İş Yeri Teslimlerinde İstisna

12 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
Resmi Gazete Tarihi: 05/05/2017 Resmi Gazete No: 30057
MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B) kısmının 11 inci bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiş ve bu bölümden sonra gelen bölümün numarası buna göre teselsül ettirilmiştir.
“12. Konut veya ĠĢ Yeri Teslimlerinde Ġstisna
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına 23/2/2017 tarihli ve 6824 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere,
“i) Konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimleri (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.),”
bendi eklenmiştir.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
12.1. Kapsam
12.1.1. Ġstisna Kapsamına Giren TaĢınmazlar
3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde düzenlenen istisnanın kapsamına konut veya iş yeri olarak inşa edilen binalar girmektedir.
Konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerleri istisna kapsamında değerlendirilir.
İstisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsiki aranmaz.
12.1.2. Konut veya ĠĢ Yerinin Ġlk Teslimi
3065 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin doğrudan son alıcıya devredilmesi halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların her birinin ayrı birer teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
İstisna,1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır. Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez.
Örnek 1: (A) Yapı A.Ş. inşa ettiği toplam 10 adet bağımsız bölümden oluşan binayı toplu olarak (B) Emlak A.Ş.’ye satmıştır. (B) Emlak A.Ş.’de satın aldığı bu konut ve iş yerlerinin bir kısmını Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere satmıştır. Bu durumda (B) Emlak A.Ş. tarafından yapılan bu teslimler ilk teslim olmadığından istisna kapsamında değerlendirilmez.
3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Bu hükme göre, arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir. Buna göre arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyerinin arsa sahibi tarafından teslimi ilk teslim kapsamında değerlendirilmez.
Örnek 2: (B) Konut A.Ş. kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında (C) Emlak Ltd. Şti.’den aldığı arsa üzerinde inşa ettiği konutlardan bir kısmını sözleşme gereği (C) Emlak Ltd. Şti.’ye devretmiştir. (C) Emlak Ltd. Şti.’de bu konutları istisna kapsamında bulunan alıcıya satmıştır. Söz konusu satış işlemi, istisnanın diğer şartları sağlanmış olsa dahi ilk teslim kapsamında değerlendirilmeyeceğinden yapılan satış işleminde istisna uygulanmaz.
12.1.3. Ġstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisna;
– Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına (resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç),
– Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,
– Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara
yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde uygulanır.
Bu istisnadan yararlanma şartlarını taşıyan alıcıların, istisna kapsamında birden fazla konut veya iş yeri alması mümkündür.
a) Türk VatandaĢları
29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun (3/1-ç) maddesinde, Türk vatandaşının Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bu istisnadan faydalanır. Ancak, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları bu istisnadan faydalanamazlar.
Bu istisnadan faydalanacak Türk vatandaşının,
– İstisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih itibariyle geçerli olan yurt dışında çalışma veya oturma iznine sahip olması,
– Çalışma veya oturma iznini, istisna kapsamında teslimin yapılacağı tarihten en az altı ay önce almış olması,
– Çalışma veya oturma izninin alındığı tarih ile istisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih arasında en az altı ay yurt dışında bulunması
şartlarını birlikte sağlaması gerekmektedir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde bulunacak satıcı mükellefler; istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak alıcı Türk vatandaşının,
– Yukarıda yer verilen şartları sağlayan ikamet ettiği ülke resmi makamlarından alınmış ikamet tezkeresi veya bu mahiyette bir belge veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış çalışma izninin bulunduğunu,
– Çalışma veya oturma izninin alındığı tarihten itibaren en az altı ay yurt dışında bulunduğunu,
– Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi kapsamında olmadığını
gösteren ilgili ülkede bulunan Türk elçilik veya konsoloslukları tarafından verilen belgeyi konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan almalıdır.
b) Yabancı Uyruklu Gerçek KiĢiler
5901 sayılı Kanunun (3/1-d) maddesinde, yabancının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Kanunun “Türkiye’de yerleşme” başlıklı 4 üncü maddesine göre, ikametgahı Türkiye’de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.) Türkiye’de yerleşmiş sayılır.
Aynı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, belli ve geçici görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler ile tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye’de alıkonulmuş veya kalmış olan yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar.
Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan ve 193 sayılı Kanuna göre Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler bu istisnadan faydalanabilir.
Öte yandan, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler de bu istisnadan faydalanabilir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde bulunacak satıcı mükellefler; alıcıların istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak,
– Uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaportun fotokopisini (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerde mavi kartın fotokopisini),
– Yabancı uyruklu gerçek kişinin Türkiye’de yerleşmiş olmadığına dair konut veya iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesinden alınacak belgeyi
konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan almalıdır.
c) Tüzel KiĢiler
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlar bu istisnadan faydalanabilir.
Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir. İş merkezi ise iş bakımından işlemlerin bilfiil toplandığı ve yönetildiği merkezdir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde bulunacak satıcı mükellefler; alıcıların istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak,
– Kuruluş ve faaliyetin devam ettiğine dair kurumun kanuni merkezinin bulunduğu ülke resmi makamlarından alınmış belgeyi,
– Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmadığına ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmediğine dair konut veya iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesinden alınacak belgeyi
konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan almalıdır.
12.2. Bedelin Döviz Olarak Türkiye’ye Getirilmesi
12.2.1. Bedelin Türkiye’ye Getirilme Zamanı
Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az %50’sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir.
İstisnaya ilişkin KDV iadesi, bedelin tamamının Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesinden sonra yapılır.
Örnek: Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu Bay (A) ile (B) Yapı A.Ş., inşası tamamlanan 500.000 Dolar bedelindeki konutu, bedelin %50’si peşin, kalan tutarı 6 eşit taksitte ödenmek suretiyle satışı konusunda anlaşmıştır. Peşinat, faturanın düzenlenmesinden önce döviz olarak Türkiye’ye getirilmiş ve satıcıya ödenmiştir. Kalan tutar ise fatura düzenlendikten sonra aylık taksitler halinde yurt dışından döviz olarak getirilecek ve satıcıya ödenecektir.
Faturanın düzenlenmesinden önce bedelin yarısı alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilip satıcıya ödendiğinden bu satış işleminde KDV hesaplanmaz.
12.2.2. Bedelin Türkiye’ye Getirildiğinin Tevsiki
Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye’deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye’deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin Türkiye’ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir.
Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye’ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır.
Diğer taraftan, dövizin Türkiye’ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye’de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür.
6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye’ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerlerine ilişkin Türkiye’ye getirilen döviz olarak kabul edilir.
12.3. Konut veya ĠĢ Yerinin Bir Yıl Ġçerisinde Elden Çıkarılması
Konut veya iş yeri tesliminde istisna uygulanabilmesi için, tapuda işlem tesis edilmiş olması gerekir.
İstisna kapsamında satış yapanlar, konut veya iş yeri satışının 3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesi kapsamında KDV’den istisna olarak yapıldığını tapu müdürlüklerine bildirirler. Bu bildirim üzerine, tapu müdürlükleri tarafından tapu kütüğünün beyanlar hanesine, bu konut veya işyerlerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen
verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte ödeneceği hususunda şerh konulur.
İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine ödenir. Ödemenin yapıldığına ve devrin yapılmasının mümkün olduğuna dair ilgili vergi dairesinden alınan yazı ibraz edilmeden tapu müdürlükleri tarafından devir işlemi gerçekleştirilmez.
Bir yıllık süre dolduktan (bir yıllık süre olarak izleyen yılın aynı ay ve aynı günü dikkate alınır) sonra yapılacak devir işlemlerinde vergi ve tecil faizi aranmaz.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesi kapsamında KDV’den istisna olarak yapıldığı beyan edilen devirleri işlem bazında aylık dönemler itibariyle, en geç takip eden ayın 10 uncu gününe kadar elektronik ortamda ve liste halinde Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
12.4. Ġstisnanın Usulüne Uygun Olarak GerçekleĢmemesi
3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde, zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı da müteselsilen sorumlu tutulur.
İstisna kapsamında teslime konu edilen konut veya iş yerine ilişkin bedelin en az %50’sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmemesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, satıcı ile birlikte alıcıdan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte aranır.
12.5. Ġstisnanın Beyanı
Bu kapsamda yapılan satışlar, konut veya iş yeri tesliminin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda; 328 kod numaralı “Konut veya İş Yeri Teslimleri” satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa istisnaya konu konut veya işyerlerinin bedelinin KDV hariç tutarı, “Yüklenilen KDV” sütununa bu konut veya işyerlerine ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, “Yüklenilen KDV” sütununa “0” yazmalıdır.
Satıcılar, her bir vergilendirme dönemi içinde gerçekleştirilen bu kapsamdaki satışlarını KDV beyannamesi ekinde yer alan form (EK: 24) ile bildirir.
12.6. Ġade
Konut veya iş yeri teslimlerinden doğan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
– Standart iade talep dilekçesi
– İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
– İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
– İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
– Satış faturaları listesi
– Satıcıların teslimden önce temin etmeleri gereken Tebliğin (II/B-12.1.3) bölümünde sayılan belgeler
– Dövizin tamamının Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden banka dekontları veya gümrük idaresinden alınan belgeler ile satıcıya ödendiğini tevsik eden banka dekontları
– Satışa ilişkin tapu kayıt örneği
12.6.1. Mahsuben Ġade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
12.6.2. Nakden Ġade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğin (III/B-3) bölümünün üçüncü paragrafı ile (III/B-3.2.5) bölümlerinde yer alan “indirimli orana tabi konut teslimlerinden” ibaresi “indirimli orana tabi konut ile 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 28 ve 29 uncu sırası kapsamındaki malların teslimlerinden” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 3 – Aynı Tebliğe ekte yer alan (EK: 24) eklenmiştir.
MADDE 4 – Bu Tebliğ 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

Ek İndir.

11 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ; Muhtelif Maddelerde Düzenlemeler

11 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
Resmi Gazete Tarihi: 15/02/2017 Resmi Gazete No: 29980
MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünün üçüncü paragrafının (b) bendinde yer alan ” – Bankalar,” satırından sonra gelmek üzere ” – Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,” satırı eklenmiştir.
MADDE 2 – Aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.2.) bölümünün beşinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Kısmi tevkifat kapsamındaki işlemleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili olup, insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini ifa edenlere hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler için işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (I/C-2.1.4.3.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Diğer taraftan fazla veya yersiz tevkif edilen KDV’nin alıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması halinde, alıcı ve satıcının yazılı talebi üzerine, alıcıya fazla veya yersiz ödenen KDV’nin iade edilmemesi kaydıyla, fazla veya yersiz tevkif edilen vergiye göre satıcının yapmış olduğu beyana ve bu beyana istinaden kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iadeye ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, fazla veya yersiz KDV tevkif edildiğinin, satıcıya KDV iadesi yapılmadan önce anlaşılması halinde, fazla veya yersiz tevkifata ilişkin satıcıya KDV iadesi yapılmaz. Bu durumda işlemlerin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.
Örnek: (A) Ltd. Şti. KDV mükellefi olmakla birlikte, belirlenmiş alıcılar kapsamında değildir. (A) Ltd. Şti. fabrika binasını inşaat taahhüt hizmeti almak suretiyle (B) İnşaat A.Ş.’ne yaptırmış olup, (A) Ltd. Şti. tevkifata tabi olmadığı halde bu işlem nedeniyle hesaplanan 400 TL KDV üzerinden (2/10) oranına tekabül eden 80 TL KDV’yi tevkif ederek 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve ödemiştir. (B) İnşaat A.Ş. ise hesaplanan KDV’nin tevkif edilmeyen 320 TL’lik kısmını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve tevkif edilen 80 TL KDV’nin 50 TL’sini iade almıştır. Ancak bu işlemle ilgili olarak tevkifat yapılmaması gerektiğinin sonradan anlaşılması durumunda, (A) Ltd. Şti. ile (B) İnşaat A.Ş.’nin talep etmeleri halinde, (B) İnşaat A.Ş.’nin KDV Beyannamesinde ve almış olduğu KDV iadesinde herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. Ayrıca (A) Ltd. Şti.’ne fazla ve yersiz tevkif ederek ödediği KDV’ye ilişkin herhangi bir KDV iadesi yapılmayacaktır.”
MADDE 4 – Aynı Tebliğin (I/C-2.1.5.2.1.) bölümünün sekizinci ve onuncu paragrafları sırasıyla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“5.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu ile yerine getirilir.”
“5.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. İadenin YMM raporu ile talep edilmesi ve bu iadenin 5.000 TL’yi aşan
kısmı için teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, YMM raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/A-3.3.) bölümünün birinci paragrafının sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Bu belgenin alınamadığı durumlarda, istisna kapsamında işlemi beyan eden mükellefin ilgili ülkede kendisine verilen roaming hizmetine KDV uygulanmadığını tevsik eden fatura örneği de bu belgenin yerine geçer. Ancak, bu şekilde tevsik edilmiş olsa dahi ilgili ülkede karşılıklılık uygulanmadığının tespit edilmesi halinde, daha önce hesaplanmayan KDV ve buna ilişkin ceza ve faizlerin mükelleften aranacağı tabiidir.”
MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/A-8.9.) bölümünün birinci paragrafı aşağıda yer alan ilk paragraftaki şekilde değiştirilmiş, aşağıda yer alan diğer paragraflar aynı bölüme sırasıyla ikinci ve üçüncü paragraf olarak eklenmiştir.
“3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde, ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek katma değer vergisinin, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.”
“İmalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz. Bu kapsamda düzenlenen faturaya; “3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin olduğundan KDV hesaplanmamıştır.” ifadesi yazılır. Ayrıca söz konusu faturada, imalatçı tarafından düzenlenen faturanın tarih ve sayısına yer verilir.
İmalatçılara ihraç kayıtlı teslim nedeniyle iade edilecek KDV hesabında, imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarından doğanlar da dahil olmak üzere, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin (imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ihraç kayıtlı teslim edilen malın tabi olduğu oran uygulanmak suretiyle bulunan tutar) ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan vergiden düşüleceği tabiidir.”
MADDE 7 – Aynı Tebliğin (II/A-9.1.) bölümünün son paragrafının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim bedeli ile bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malların bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.”
MADDE 8 – Aynı Tebliğin (II/F-4.9.) bölümü başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4.9. Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri
3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV’den müstesnadır.
Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV’ye tabidir.
Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV’den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV’ye tabi olacaktır.
Örnek 1: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) firmasına serbest bölgeye gelinerek makine bakım-onarım hizmeti verilmesi 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesi kapsamında KDV’den istisna iken, (A) firmasının serbest bölge dışından araç kiralaması KDV’ye tabi bulunmaktadır.
Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti.’ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.’ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş.’ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV’den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV’ye tabi olacaktır.”
MADDE 9 – Aynı Tebliğin (III/B-2.1.1.) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “Kanunu51”, “Kanun52” ve “Kanununun53” ibareleri sırasıyla “Kanunu”, “Kanun” ve “Kanununun” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır.
Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV’nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV’de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.”
MADDE 10 – Aynı Tebliğin (III/B-3.1.2.) bölümünün altıncı paragrafının birinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 11 – Aynı Tebliğin (III/B-3.1.3.1.) bölümüne ilişkin “Örnek 1″de yer alan “mobilya,” ibaresinden sonra gelmek üzere “perde, avize,” ibaresi, “Örnek 1″in sonuna ise aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Diğer taraftan 150 m²’nin altındaki konutun inşasında kullanılan kombi, cam balkon, duş teknesi, duşakabin, küvet, mutfak dolabı, evye, batarya, duş başlığı, panel radyatör gibi eşyalara ilişkin yüklenilen KDV iade hesabına dahil edilebilecektir.”
MADDE 12 – Aynı Tebliğin (III/B-3.2.1.) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “mahsup talepleri” ibaresi “mahsuben iade talepleri YMM raporu,” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 13 – Aynı Tebliğin (III/B-3.2.2.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “doğalgaz borçlarına” ibaresi “doğalgaz borçları ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve aidatlara ilişkin borçlarına” şeklinde değiştirilmiş olup, aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacaklarının mükelleflerin organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve aidatlara ilişkin borçlarına mahsubu da yukarıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir.”
MADDE 14 – Aynı Tebliğin (III/B-3.3.) bölümünün yedinci paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 15 – Aynı Tebliğin (III/B-3.4.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir. Buna göre, indirimli orana tabi olup tevkifat uygulanan işlemlerden doğan KDV iade talepleri, bu Tebliğin (I/C-2.1.5.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
Diğer taraftan indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablonun “Hesaplanan KDV” sütununa, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı (tevkif edilen tutar dahil) yazılır.
Örnek: (A) firması, dokumacı (B) firmasına 100.000 TL’lik tiftik teslim etmiştir. İndirimli orana tabi (%8) bu teslimde hesaplanan KDV (100.000×0,08=) 8.000 TL olup söz konusu teslim aynı zamanda (9/10) oranında tevkifata tabidir. (A) firmasının hem tevkifata tabi hem de indirimli orana tabi bu işleminde, tevkifata tabi tutulan (8.000×0,90=) 7.200 TL KDV’nin tevkifata ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iadesi talep edilecektir. (A) firmasının indirimli orana tabi işlemler nedeniyle iade talep etmesi durumunda ise, hesaplama tablosunun hesaplanan KDV sütununa, hesaplanan KDV’nin kısmi tevkifat uygulanmadan önceki tutarı olan 8.000 TL yazılacaktır.”
MADDE 16 – Aynı Tebliğin (III/B-3.4.7.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“3.4.8. Vergi İnceleme Raporuna Göre Mahsuben İade
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının, vergi inceleme raporuna göre Tebliğin (III/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen borçlara mahsubunun talep edilmesi halinde, mahsup işlemi vergi inceleme raporu dışında kalan diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla teminat aranmadan yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen borcun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.”
MADDE 17 – Aynı Tebliğin (III/B-3.6.) bölümünde yer alan Tabloların (Tablo 1, Tablo 2 ve Tablo 3) altıncı sütunlarında yer alan “ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI” ibaresi “ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADEYE ESAS KDV TUTARI” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 18 – Aynı Tebliğin (III/C-5.6.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Diğer taraftan, düzenlenen faturanın alıcı tarafından dava konusu yapılması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu yapılamayan KDV, davanın sonuçlandığı yıl içinde alıcı tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir.
Sorumlu sıfatıyla KDV beyanının hiç yapılmadığının veya eksik yapıldığının tespiti üzerine veya mükellefin kanuni süresinden sonra sorumlu sıfatıyla verdiği beyanname üzerine bu vergilerin tarh edilmesi halinde, tarh edilen KDV’nin vergi dairesine ödenmesi ve ödemenin gerçekleştiği takvim yılı aşılmaması şartıyla, ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.
KDV’ye tabi işlemi yapan satıcı tarafından zamanında düzenlenmeyip, alıcı tarafından en geç fatura düzenleme süresinin son gününü takip eden vergilendirme dönemi içinde noterden ihtarname gönderilmesi üzerine satıcı tarafından düzenlenen faturada gösterilen KDV, alıcı tarafından faturanın düzenlendiği takvim yılı içinde kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirim konusu yapılabilir.”
MADDE 19 – Aynı Tebliğin (IV/A-1.5.) bölümünün birinci paragrafı yürürlükten kaldırılmış, ikinci paragrafının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.”
MADDE 20 – Aynı Tebliğin (IV/A-4.) bölümünün beşinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflerin teminat karşılığı aldıkları iadeye ilişkin olarak;
– İadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde bu iade ile ilgili olarak YMM raporu ibraz edilmemesi ve ek süre talebinde bulunulmaması,
– Ek süre talebinin uygun bulunmaması,
– Altı aylık ek süre içinde de YMM raporunun ibraz edilmemesi
durumlarında, teminat karşılığı yapılan iade incelemeye sevk edilir ve teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 21 – Aynı Tebliğin (IV/A-5.) bölümünün sonuna başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“5.6. Artırımlı Teminat Uygulaması
İade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından özel esaslara tabi olanlar hariç olmak üzere, mükelleflerin Tebliğin (IV/A-3) bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibarıyla YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakden iadelerinde, iade talep dilekçesi ile Tebliğin ilgili bölümlerinde iade taleplerine ilişkin aranan belgelerin (YMM KDV İadesi Tasdik Raporu hariç) tamamlanması sonrasında, nakden iadesi talep edilen tutarın %120’si oranında (İTUS sertifikası sahibi mükellefler için %60’ı oranında) banka teminat mektubu verilmesi halinde, iade işlemi beş iş günü içinde gerçekleştirilir. İadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde verilmemesi halinde, iade talebi sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edilir.
İadeye ilişkin YMM raporunun ibraz edilmesi halinde, KDVİRA, YMM raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken diğer kontroller iki ay içerisinde tamamlanır. İade hakkı doğuran işlem bazında yapılan bu kontroller sonucunda herhangi bir eksiklik/olumsuzluk tespit edilmemesi halinde, YMM raporunun ibraz edildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde teminat mektubu mükellefe iade edilir.
Ancak yapılan kontroller sonucunda eksiklik/olumsuzluk tespit edilmesi halinde, bu eksikliğin/olumsuzluğun giderilmesi için mükellefe 30 günlük süre verilir. Süresinde eksiklikleri/olumsuzlukları gidermeyen mükellefe 30 günlük ek süre verilir. Mükellefe verilen bu süreler, teminat mektuplarının iade edilmesine ilişkin iki aylık sürenin hesabında dikkate alınmaz. Bu süreler içinde eksikliklerin/olumsuzlukların giderilmemesi halinde haksız iade edilen tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.”
MADDE 22 – Aynı Tebliğin (IV/A-6.) bölümünün;
a) Birinci paragrafında (iii) sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki sıra eklenmiş,
“iv. Teminat veya YMM raporu karşılığı iade talep edilmesine karşın vergi dairelerinin yapacakları kontrollerde tespit edilen eksiklik veya olumsuzlukların mevzuata uygun şekilde düzeltilmemesi”
b) İkinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Yukarıda dördüncü sıra kapsamında, iade talebinin incelemeye sevki Gelir İdaresi Başkanlığı veya Vergi Dairesi Başkanlıkları/Defterdarlıklar tarafından yapılabilir. İncelemeye sevk, ancak öncesinde vergi dairelerince mükellefin iade dosyasındaki eksikliklerin/olumsuzlukların YMM veya mükellef tarafından düzelttirilmesine ilişkin yazının yazılması ve belirtilen sürede YMM veya mükellef tarafından gerekli düzeltmelerin mevzuata
uygun şekilde yapılmaması veya olumsuzluğun giderilmemesi halinde mümkündür. Bu kapsamda incelemeye sevk edilen iade talepleri, iadesi talep edilen tutarın %120’si oranında banka teminat mektubu verilmesi halinde yerine getirilir, teminat vergi inceleme raporuna göre çözülür.”
MADDE 23 – Aynı Tebliğin (IV/E-1.3.) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “(IV/E/3.4), (IV/E/3.5),” ibaresi “(IV/E/3.2), (IV/E/3.3),” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 24 – Aynı Tebliğin (IV/E-2.2.) bölümünün ikinci paragrafındaki “(IV/E/3.4), (IV/E/3.5),” ibaresi “(IV/E/3.2), (IV/E/3.3),” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 25 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 26 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

10 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ; Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimleri ile Yazılım ve Gayri Maddi Hak Satış ve Kiralamalarında İstisna

10 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
Resmi Gazete Tarihi: 03/02/2017 Resmi Gazete No: 29968
MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-5) bölümünün başlığı “5. Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimleri ile Yazılım ve Gayri Maddi Hak Satış ve Kiralamalarında İstisna” olarak, aynı bölümün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“3065 sayılı Kanunun (13/d) maddesinde, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri ile yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV’den istisna olduğu hükme bağlanmış olup, bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir. Yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamaları istisnasının uygulamasında, makine ve teçhizat teslimlerindeki istisna uygulamasına ilişkin aşağıdaki bölümlerde belirlenmiş usul ve esaslar geçerlidir.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğin (II/B-5.1.) bölümünün dördüncü paragrafındaki “Söz konusu istisna hükmü, teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamında yapılacak makine-teçhizat teslimlerine ilişkindir. Dolayısıyla, teşvik belgesinde” ibaresi “Teşvik belgesinde” olarak değiştirilmiş, aynı bölümün 10 uncu paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/B-5.7.) bölümündeki “Makine ve teçhizat istisnası bildirim formu” ibaresi “İstisna bildirim formu” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 4 – Aynı Tebliğin (II/E) bölümünün sonuna başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“7. Ġmalat Sanayiine Yönelik Yatırım TeĢvik Belgesi Kapsamındaki ĠnĢaat ĠĢleri
3065 sayılı Kanuna 18/01/2017 tarihli ve 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen geçici 37 nci maddede,
“İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;
a) Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılında yüklenilen ve 2017 yılının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,
b) 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılında yüklenilen ve 2017 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,
talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarında zamanaşımı, verginin
tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başında başlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
7.1. Kapsam
İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;
– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2017-30/6/2017) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/7/2017-30/6/2018),
– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2017-31/12/2017) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/1/2018-31/12/2018),
– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılında söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve 2017 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen yıl içinde (1/1/2018-31/12/2018)
talep edilmesi halinde iadesi öngörülmektedir.
Bu uygulamadan yararlanacak mükelleflerin, imalat sanayiine yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması, söz konusu inşaat işlerinin de bu teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin olması ve teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması gerekmektedir.
7.2. Ġstisnanın Uygulaması
İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır.
Bu istisna, verginin önce uygulanıp sonra iade edilmesi şeklinde düzenlenmiş olup, istisna kapsamında değerlendirilen mal ve hizmet alımlarında genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır. Dolayısıyla yatırımı yapana mal teslimi veya hizmet ifası yapanların bu kapsamda KDV istisnası uygulamaları mümkün değildir.
Yatırımı yapan belge sahibi mükellefler tarafından inşaat işlerine ilişkin bu şekilde yüklenilen vergiler, ilgili dönemde indirim konusu yapılır. Söz konusu mükelleflerin bu şekilde yüklenip indirim hesaplarına dahil ettikleri vergilerin öncelikle indirim yoluyla telafi edilmesi
gerekmektedir. İlgili altı aylık veya yıllık dönemlerde yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin iadesi mümkündür. İadesi talep edilecek KDV tutarının altı aylık veya yıllık dönemlere ilişkin son dönem beyannamesindeki sonraki döneme devreden KDV tutarını aşamayacağı tabiidir.
7.3. Ġstisnanın Beyanı
İade,
– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2017 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2017-30/6/2017) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Temmuz/2017, en geç Mayıs/2018 dönemine ait KDV beyannamesine,
– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2017 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2017-31/12/2017) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2018, en geç Kasım/2018 dönemine ait KDV beyannamesine,
– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2017 yılında yüklenilen ve 2017 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2018, en geç Kasım/2018 dönemine ait KDV beyannamesine
dahil edilerek talep edilebilir. İadesi talep edilecek tutar, talebin yapılacağı döneme ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosunun 442 kod numaralı “İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri” satırında beyan edilir.
Yatırımın ilgili mevzuat hükümlerine göre tamamlanamaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
7.4. Ġade
Bu bölümde yer alan işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
– Standart iade talep dilekçesi
– İade talep edilen döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
– İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
– Yatırım teşvik belgesi ve eki listenin onaylı örneği
7.4.1. Mahsuben Ġade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
7.4.2. Nakden Ġade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.”
MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/F-4.15.) bölümünün başlığı “4.15. Hazinenin TaĢınmaz Teslimi ve Kiralamaları, Ġrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma Ġzni ve Ön Ġzin Verilmesi ĠĢlemleri, Toplu Konut Ġdaresi (TOKĠ) BaĢkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri ile Belediye ve Ġl Özel Ġdarelerinin TaĢınmaz SatıĢları” olarak değiştirilmiş, aynı bölümün ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan “ve Belediyeler” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir:
“6770 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine “belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler” ibaresi eklenmiştir.
3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine göre, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV’den istisnadır.
Diğer taraftan, bölge sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan belediyelerin bu amaçları kapsamında yapmış oldukları işlemler KDV’nin konusuna girmemekle birlikte, belediyelerin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi uyarınca KDV’ye tabidir.
Belediyelerin veya il özel idarelerinin bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediye veya il özel idarelerinin adına değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına tesis edilmesi gerekmektedir. Belediye veya il özel idarelerine ilişkin mükellefiyet tesisinde, söz konusu iktisadi işletmelerin faaliyet konuları dikkate alınacak ve unvanında faaliyet konusuna yer verilecektir.
Buna göre, belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır.”
MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/F-4.16.) bölümünün birinci paragrafındaki “veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde,” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 7 – Aynı Tebliğin (II/F-4.16.1.) bölümünün birinci paragrafındaki “, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı bölümdeki Örnek 4’te yer alan “kurumlar, belediyeler ve il özel idarelerine” ibaresi “kurumlara” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümün son dört paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Belediyeler ve il özel idarelerinin bünyesinde bulunan iktisadi işletmelerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan ve bu iktisadi işletmeler tarafından ticareti yapılmayan taşınmazların satışı, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV’den istisna olacaktır.”
MADDE 8 – Aynı Tebliğin (II/F-4.16.2.) bölümünün birinci paragrafındaki “, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde” ibaresi, ikinci paragrafındaki “(söz konusu satışlar nedeniyle belediyeler ve il özelidareleri bünyesinde oluşan iktisadi işletmeler dahil)” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Belediyeler ve il özel idarelerinin bünyesinde bulunan iktisadi işletmelerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan ve bu iktisadi işletmeler tarafından ticareti yapılmayan iştirak hissesi satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV’den istisna olacaktır.”
MADDE 9 – Aynı Tebliğin (II/G) bölümünün sonuna başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“8. Belediye ve Ġl Özel Ġdarelerinin 27/1/2017 Tarihinden Önce Yaptıkları TaĢınmaz SatıĢları
3065 sayılı Kanuna 6770 sayılı Kanunla eklenen geçici 36 ncı maddede;
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belediyeler ve il özel idareleri tarafından iktisadi işletme oluşturmaksızın yapılan taşınmaz teslimlerinde katma değer vergisi aranmaz, bu nedenle geçmişe dönük herhangi bir tarhiyat yapılmaz, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmez.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
hükmü yer almaktadır.
Belediyeler ve il özel idarelerinin taşınmaz satışları nedeniyle bünyelerinde iktisadi işletme oluşması halinde, iktisadi işletmenin taşınmaz satışları genel hükümlere göre KDV’ye tabi olup, bu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarına 3065 sayılı Kanunun geçici 36 ncı maddesi hükmünün uygulanması mümkün değildir.
Buna göre, belediye ve il özel idarelerinin 27/1/2017 tarihinden önce yapmış oldukları ve iktisadi işletme oluşturmamakla birlikte müzayede mahallinde yapılması nedeniyle KDV hesaplanması gereken taşınmaz satışları üzerinden KDV hesaplanmamış ve beyan edilmemiş olması durumunda, hesaplanmayan KDV, bu madde kapsamında belediye ve il özel idarelerinden aranmayacaktır.
Diğer taraftan, belediye ve il özel idarelerinin 27/1/2017 tarihinden önceki iktisadi işletme oluşturmayan taşınmaz satışlarına ilişkin olarak vergi dairelerince geçmişe dönük herhangi bir KDV tarhiyatı yapılmayacaktır. Ayrıca, 27/1/2017 tarihinden önce bu kapsamda vergi dairelerince tarhiyat yapılmış olması ve bu tarhiyatlara karşı belediyeler veya il özel idareleri tarafından dava açılmış olması halinde açılan davalardan feragat edilmesi şartıyla tarhiyatlardan vazgeçilerek tahakkuk eden tutarlar terkin edilecektir. Ancak, bu şekilde tahakkuk eden tutarların tahsil edilmesi halinde tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyecektir.”
MADDE 10 – Aynı Tebliğin (III/B-2.1.1.) bölümünün üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre, (I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2’ye kadar konutlardan; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu51 kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun52 kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun53 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri;
(i) Yapı ruhsatı 1/1/2013 ila 31/12/2016 tarihleri arasında alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2013 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde;
a) Beşyüz Türk Lirası ile bin Türk Lirası (bin Türk Lirası hariç) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,
b) Bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı
uygulanır.
(ii) Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dahil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde;
a) Bin Türk Lirası ile iki bin Türk Lirası (iki bin Türk Lirası dahil) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,
b) İki bin Türk Lirasının üzerinde olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı
uygulanır.”
MADDE 11 – Aynı Tebliğin (III/B-3) bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafı yürürlükten kaldırılmış, birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasında 6770 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan mahsuben iade edilmeyen verginin yılı içinde nakden iadesiyle ilgili sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemleri belirlemeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.
Bu yetki çerçevesinde, indirimli orana tabi konut teslimlerinden doğan KDV iadelerinin, yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle talep edilmesi kaydıyla nakden yapılması uygun görülmüştür.
19/4/2006 tarihli ve 2006/10379 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile indirimli vergi oranına tabi teslim ve hizmetlerde iade uygulaması ile ilgili sınır, 2006 yılında gerçekleşecek işlemler için
geçerli olmak üzere 10.000 TL olarak belirlenmiş, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararında yer alan hesaplamaya göre; indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının iade konusu yapılamayacak kısmıyla ilgili sınır; 2006 yılı için 10.000 TL, 2007 yılı için 10.800 TL, 2008 yılı için 11.600 TL, 2009 yılı için 13.000 TL, 2010 yılı için 13.300 TL, 2011 yılı için 14.300 TL, 2012 yılı için 15.800 TL, 2013 yılı için 17.000 TL, 2014 yılı için 17.700 TL, 2015 yılı için 19.500 TL, 2016 yılı için 20.600 TL olarak belirlenmiştir.
İndirimli vergi oranına tabi teslim ve hizmetlerde iade uygulaması ile ilgili bu sınır 31/01/2017 tarihli ve 2017/9759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2017 yılı için 10.000 TL olarak belirlenmiştir. 2016 yılında yapılan indirimli orana tabi işlemlerle ilgili 2017 yılında yapılacak yıllık iadelerde de bu tutar dikkate alınır.
2018 ve izleyen takvim yılları için bu sınır, bir önceki yıldaki tutarın, Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamada, 50 TL ve daha düşük tutarlar dikkate alınmaz, 50 TL’den fazla olan tutarlar ise 100 TL’nin en yakın katına yükseltilir.”
MADDE 12 – Aynı Tebliğin (III/B-3.1.2.) bölümünün ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yılı içinde iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde nakden veya Tebliğin (III/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen borçlara mahsuben iadesinde, yılı içinde iade edilen tutarlar dikkate alınmadan aylar itibarıyla kümülatif hesaplama yapılır, bulunan tutardan yılı içinde yapılan iadeler düşülür, kalan tutarın işlemin yapıldığı yıl için belirlenen iade edilmeyecek alt sınırı aşan kısmının nakden veya mahsuben iadesi, izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin KDV beyannameleri ile talep edilebilir.”
MADDE 13 – Aynı Tebliğin (III/B-3.2.4.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“3.2.5. Yılı Ġçinde Nakden Ġade ĠĢlemi
Tebliğin (III/B-3.) bölümünde açıklanan indirimli orana tabi konut teslimlerinden doğan yılı içinde nakden iade tutarının hesaplanmasında Tebliğin (III/B-3.1.1.) bölümünde yer alan açıklamalar, iade taleplerinin yerine getirilmesinde ise Tebliğin (III/B-3.2.1.) bölümünde yer alan açıklamalar geçerlidir. Ancak, 5.000 TL ve üstündeki nakden iade taleplerinin, teminat verilmeksizin vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılmasının talep edilmesi halinde, iade vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihte yapılır.”
MADDE 14 – Aynı Tebliğin (III/B-3.3.) bölümünün başlığı “3.3. Yılı İçinde İade Edilemeyen Vergilerin İadesi” olarak değiştirilmiş; aynı bölümün birinci paragrafında yer alan “mahsuben iade edilemeyen” ibaresi “iade edilemeyen” olarak değiştirilmiş, aynı bölümün onbirinci paragrafının üçüncü sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“- Yılı içinde iade edilen tutarları aylık olarak gösteren tablo (Bu tabloda yılı içinde iadesi gerçekleşen tutarların toplamı da tek satırda gösterilecektir.)”
MADDE 15 – Aynı Tebliğin (III/B-3.5.1.) bölümünün birinci paragrafında ve (III/B-3.5.2.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “mahsuben” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 16 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan (EK 9A) ve (EK 9B) ekteki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 17 – Bu Tebliğ yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
MADDE 18 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

Ek indir.

Özel Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 1); İstisna ve İndirimlere İlişkin

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (I) SAYILI LİSTE UYGULAMA GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 1)
Resmi Gazete Tarihi: 24/06/2017 Resmi Gazete No: 30106
MADDE 1 – 5/3/2015 tarihli ve 29286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin “(II)- İSTİSNALAR VE VERGİ İNDİRİMİ” başlıklı bölümünün “İstisnanın Kapsamı” başlıklı (B/1.) alt bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Özel Tüketim Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi uyarınca, bu Kanuna ekli (I) sayılı listede yer alan malların,
•Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilciliklerine, konsolosluklarına ve bunların diplomatik haklara sahip mensuplarına,
•Uluslararası anlaşmalarla vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara ve bunların diplomatik haklara sahip mensuplarına,
•Ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’deki uluslararası kuruluşlara ve bunların yönetici kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplarına Türkiye’de görevde bulundukları süre içerisinde
kendi ihtiyaçları için teslimi, ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışı ve bunlar tarafından ithali ÖTV’den istisnadır.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğin “(II)- İSTİSNALAR VE VERGİ İNDİRİMİ” başlıklı bölümünün “İstisnadan Yararlanabilecekler” başlıklı (B/2.) alt bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Diplomatik istisnadan,
•Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik statüyü haiz bulunan diplomatik misyon şefleri, diplomasi memurları, konsolosluklarda görevli misyon şefleri, meslekten konsolosluk memurları,
•Uluslararası anlaşmalarla vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları,
•Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan ya da Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar kapsamında, Türkiye’deki uluslararası kuruluşlar ile bu kuruluşların yönetici kadrolarındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensupları
yararlanabilir.
Diplomatik istisna uygulamasında, istisnadan yararlanacak olanların kapsamı Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca birlikte belirlenir.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğin “(II)- İSTİSNALAR VE VERGİ İNDİRİMİ” başlıklı bölümünün “Tanımlar” başlıklı (C/5.2.) alt bölümünde yer alan “Standart Yakıt Deposu” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Standart Yakıt Deposu: Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasının (c) bendi hükmü kapsamında çıkarılan 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın 95 inci maddesinde tanımlanan standart depolar kapsamında; TIR çekicilerinde 900, istiap haddi 15 tonun üzerinde olan kamyon ve tankerlerde 650, istiap haddi 15 tona kadar olan (15 ton dahil) kamyon ve tankerlerde ise 490 litreyi aşmamak üzere (frigorifik depolardaki yakıt miktarı, ihraç malı taşıyan her bir araç türü için belirlenen bu miktar kadar ayrıca dikkate alınır.), istisna uygulanacak depoları”
MADDE 4 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 1); Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesine İlişkin

MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 1)
Resmi Gazete Tarihi: 18/02/2017 Resmi Gazete No: 29983
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması, gönüllü uyumun teşvik edilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla, vergi kanunlarına göre vergi dairesine verilmesi gereken “Muhtasar Beyanname” ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri bildirmekle yükümlü olanlar tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi”nin birleştirilmesi sonucunda oluşturulan “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi”nin verilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi bu Tebliğin amaç ve konusunu oluşturmaktadır.
(2) Bu Tebliğ ile yapılan düzenlemeler, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri (Ek 9 uncu maddesi kapsamındaki sigortalılar hariç) bildirmekle yükümlü olanlar ile geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklar ve vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar hakkında uygulanır.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin onüçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,
c) Meslek Mensubu: 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirleri,
ç) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi: Muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek, kesilen vergilerin matrahlarıyla birlikte sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine ilişkin beyannameyi,
ifade eder.
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin Verilmesine Ġlişkin Ġşlemler
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi
MADDE 4 – (1) 193 sayılı Kanunun 98/A maddesinde,
“Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, vergi kanunlarına göre verilmesi gereken muhtasar beyanname ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek, kesilen vergilerin matrahlarıyla birlikte sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine mahsustur.
Muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi hususunda zorunluluk getirmeye veya kaldırmaya, kapsama girecekleri gruplar, sektörler, gayrisafi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları, il ve ilçe sınırları itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye, muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin şekil, içerik ve ekleri ile ilgili olduğu dönemi ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müştereken yetkilidir.
Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmesinde bu Kanunun 98 inci maddesinde belirtilen yer ve süreler dikkate alınır. Maliye Bakanlığı; bölge, il, ilçe, mahal ve sektörlere göre yetkili vergi dairesini ve beyannamenin verilme zamanını belirlemeye yetkilidir.
Bu Kanunda ve diğer kanunlarda, muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesine yapılmış olan atıflar, bu iki belgenin tek bir beyanname olarak birleştirildiği durumlarda, muhtasar ve prim hizmet beyannamesine yapılmış sayılır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
(2) 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin onüçüncü fıkrasında,
“Muhtasar beyanname ile bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda beyannamenin; şekil, içerik, ekleri, ilgili olduğu dönem, verilme süresi ve diğer hususlar Bakanlık ile Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan müşterek tebliğ ile belirlenir. ….”
hükmüne yer verilmiştir.
(3) 193 sayılı Kanunun 98/A maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin onüçüncü fıkrasına dayanılarak muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek alınması uygun görülmüştür.
(4) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin verdiği yetkilere dayanılarak, kesilen vergilerin matrahlarıyla birlikte, sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adları ve kodları ile prim ödeme gün sayılarının Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile elektronik ortamda beyan edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
(5) Bu kapsamda;
a) Vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bir ay içinde yaptıkları ödemeleri veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri,
b) 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini bildirmekle yükümlü olanlar/işverenler, sigortalıların cari aya ait prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini,
içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.
(6) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin, ertesi ayın 23 üncü günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 1: Ankara ilinde ticari faaliyette bulunan Bayan (A)’nın, Seğmenler Vergi Dairesinde gelir vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Bayan (A) işyerinde Kasım/2017 döneminde 9 sigortalı çalıştırmıştır.
Bayan (A) istihdam ettiği 9 çalışanının ücret ödemesine ilişkin gelir vergisi kesintilerini Seğmenler Vergi Dairesine beyan ettiği için bu çalışanların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri (kurum işyeri sicil numarası belirtilerek) Seğmenler Vergi Dairesine verilecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil edilecektir.
Kasım/2017 dönemine ait ödemelere ilişkin vergi kesintilerini ve prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin en geç 25/12/2017 tarihinde saat 23.59’a kadar Seğmenler Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
(7) Biten özel bina inşaat ve ihale konusu işler ile çalıştırılan tüm sigortalıların işten ayrılış bildirgesi verilmiş olan işyerleri için, sadece prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini ihtiva eden Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, işlemlerin gerçekleşmiş olduğu ay içerisinde de verilebilir. Şu kadar ki söz konusu işlemlere ilişkin sigortalıların bir önceki aya ait prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin beyan edilmesini gerektiren bir durum olması halinde bu beyannamenin de verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, aynı döneme ait olup kanuni süresi içerisinde verilmesi gereken Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin, söz konusu işlemlere münhasır olarak verilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinde yer alan bilgileri de kapsaması gerekmektedir.
ÖRNEK 2: İşveren (B), 3/7/2017 tarihinde başlayan ve 8/9/2017 tarihinde tamamlanan özel nitelikteki bina inşaatı işinde 7 sigortalı çalıştırmıştır. İşveren (B), biten bu inşaat nedeniyle 14/9/2017 tarihinde Kurumdan ilişik kesme belgesi almak istemektedir.
İşveren (B)’nin biten özel nitelikteki inşaat işi nedeniyle ilişik kesme belgesi alabilmesi için çalışan 7 sigortalının Ağustos/2017 dönemine ait prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile 1/9/2017 – 8/9/2017 tarihlerini kapsayan prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini ihtiva eden Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini vermesi gerekmektedir.
Ayrıca Ağustos/2017 ve Eylül/2017 dönemleri için 25/9/2017 ve 23/10/2017 tarihlerine kadar (bu tarihler dahil) verilecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin, ilişik kesme belgesi almak için daha önce verilmiş olan beyannamelerde yer alan bilgileri de kapsayacak şekilde verilmesi gerekmektedir.
(8) Ayın 15 i ile müteakip ayın 14 ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin bildiriminde esas alınacak ay, 15 inci günün içinde bulunduğu aydır. Buna göre söz konusu bilgiler, en geç beyannamenin ilişkin olduğu ayı takip
eden ayın 23 üncü günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda verilecek Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil edilecektir.
ÖRNEK 3: İşveren (C)’nin, 15/8/2017 – 14/9/2017 tarihleri arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan 20 sigortalı çalışanı bulunmaktadır. Bu çalışanların, 15/8/2017 – 14/9/2017 dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgileri ile işveren (C)’nin 1/8/2017 -31/8/2017 tarihleri arasında yapılan ödemelere ilişkin vergi kesintilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin en geç 25/9/2017 tarihinde saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
(9) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek 5 inci maddesi kapsamında yarım çalışma ödeneği alan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından en geç beyannamenin ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın 23 üncü günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda gönderilecektir.
ÖRNEK 4: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün Ankara Maltepe Vergi Dairesinde gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Genel Müdürlüğün Ağustos/2017 dönemine ait 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek 5 inci maddesi kapsamında yarım çalışma ödeneği alan çalışanların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini en geç 23/11/2017 tarihinde saat 23.59’a kadar Maltepe Vergi Dairesine elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.
(10) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile beyan edilen vergi ve sigorta primleri ayrı ayrı tahakkuk ettirilir ve bunların ödemeleri ilgili vergi kanunları ile 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılır.
Üçer aylık verilen muhtasar beyannamelerin aylık olarak verilmesi
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar muhtasar beyannamelerini üçer aylık dönemler halinde veren ve işçi çalıştıran mükelleflere, 193 sayılı Kanunun 98, 98/A ve 99 uncu maddelerine istinaden, çalıştırdıkları hizmet erbabının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine ilişkin olarak verecekleri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini aylık dönemler halinde beyan etme zorunluluğu getirilmiştir.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki mükellefler (zirai ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere) Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerinde yaptıkları ödemeleri veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri her ay yerine Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarına ilişkin olarak sırasıyla Nisan, Temmuz, Ekim ve izleyen yılın Ocak aylarında verilecek Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil etmek suretiyle beyan edebileceklerdir.
(3) Muhtasar beyannamelerini üçer aylık dönemler halinde vermekle birlikte yanında işçi çalıştırmayan mükellefler ise yaptıkları ödemeleri veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile önceden olduğu gibi üçer aylık dönemler halinde Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının 23 üncü günü akşamına kadar vermeye devam edeceklerdir.
ÖRNEK 5: (D) Limited Şirketi Temmuz-Eylül/2017 döneminde 5 sigortalı çalışan istihdam etmektedir.
(D) Limited Şirketinin çalıştırmış olduğu sigortalılara ait prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile aylık olarak beyan etme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda çalıştırılan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin, Temmuz/2017 döneminde çalıştırılan işçiler için 23/8/2017 ve Ağustos/2017 döneminde çalıştırılan işçiler için ise 25/9/2017 tarihlerine kadar verilmesi gereken Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan (D) Limited Şirketi, Temmuz-Ağustos-Eylül/2017 döneminde yaptığı vergi kesintileri ile Eylül/2017 ayına ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini 23/10/2017 tarihine kadar vereceği Eylül/2017 dönemine ait Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile beyan edecektir.
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin verileceği vergi dairesi
MADDE 6 – (1) 193 sayılı Kanunun 98/A maddesiyle verilen yetkiye istinaden Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi;
a) Vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapma yükümlülüğü bulunanlar için yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri ödeme veya tahakkukun yapıldığı,
b) Vergi kanunlarına göre yapmış oldukları ödemelerden vergi kesintisi yapmaya mecbur olmayanlar ile vergi kesintisi yapmaya mecbur oldukları halde kesintiye tabi ödemesi bulunmayan ve çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini beyan etme zorunluluğu olanlardan; kazancı basit usulde vergilendirilenler için gelir vergisi yönünden mükellefiyetinin, gerçek kişiler için ikametgâhının ve gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu,
yer vergi dairesidir.
(2) Birden fazla vergi dairesinde gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunanlar için sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içerecek şekilde verilecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi, çalışanların ücret ödemeleri üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin beyan edileceği yer vergi dairesidir.
ÖRNEK 6: Nevşehir ili ve Afyonkarahisar ili İscehisar ilçesinde ticari faaliyette bulunan Bay (E)’nin; Nevşehir Vergi Dairesinde gelir vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi ve İscehisar Vergi Dairesinde gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Bay (E) Nevşehir ilinde 3, İscehisar ilçesinde bulunan şubesinde ise 2 sigortalı çalışan istihdam etmektedir. İscehisar ilçesindeki faaliyetler gerçek kişiden kiralanmış bir işyerinden yürütülmektedir.
Bay (E)’nin istihdam ettiği Nevşehir’de 3 ve İscehisar’da 2 çalışanının ücret ödemesi Nevşehir merkezden, şube işyerine ait kira ödemesi ise İscehisar’dan yapılmaktadır.
Ücret ödemelerine ilişkin gelir vergisi kesintileri ile çalışanların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri (her bir şubeye ait kurum işyeri sicil numarası belirtilerek) Nevşehir Vergi Dairesine verilecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil edilecektir.
Şube işyeri kira ödemesi üzerinden yapılacak gelir vergisi kesintilerinin ise Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile İscehisar Vergi Dairesine beyan edilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 7: Kanuni merkezi Kayseri ilinde bulunan (G) A.Ş.’nin, Erciyes Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi yönünden mükellefiyeti bulunmaktadır. Aynı zamanda mükellefin İstanbul, Gaziantep, Sinop illerinde ve Kırıkkale ili Keskin ilçesinde şubeleri vardır. Mükellef kurum Kırıkkale ili Keskin ilçesinde bulunan şubesindeki çalışanları hariç olmak üzere tüm ücret ödemelerini Kayseri merkezden yapmaktadır.
(G) A.Ş.’nin Kayseri, İstanbul, Gaziantep, Sinop’ta bulunan iş yerlerinde çalışan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri (her bir şubeye ait kurum işyeri sicil numarası belirtilerek) Erciyes Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderilecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine dahil edilecektir.
Ancak Keskin’de yer alan şubesinde çalışanların ücret ödemelerinin bu ilçede yapılıyor olması nedeniyle, buradaki sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri ile vergi kesintilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin Keskin Malmüdürlüğüne elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 8: Güneş Apartmanının adresi Erzincan Fevzipaşa Vergi Dairesi yetki alanı içerisindedir. Kapıcısına yaptığı ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapmak zorunda olmayan Güneş Apartmanı yönetimi, çalıştırmış olduğu bu sigortalı için, 5510 sayılı Kanun uyarınca bildirilmesi gereken prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile Fevzipaşa Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderecektir.
(3) 3/1/2012 tarihli ve 28162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 281 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği kapsamındaki bankalar tarafından, Türkiye genelindeki tüm şubelerine ait kesilen vergiler ile çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri (her bir şubeye ait kurum işyeri sicil numarası belirtilerek) tek bir Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına beyan edilecektir.
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin elektronik ortamda bizzat mükelleflerce/işverenlerce gönderilmesi
MADDE 7 – (1) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini;
a) 30/9/2004 tarihli ve 25599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve Maliye Bakanlığınca yapılan diğer düzenlemelere göre beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderme şartlarını taşıyan mükellefler/işverenler,
b) Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte vergi kesintisi yapma zorunluluğu bulunanlar/işverenler,
c) Vergi kesintisi yapma zorunluluğu olmamakla birlikte 5510 sayılı Kanun uyarınca çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini beyan etme zorunluluğu bulunan işverenler,
elektronik ortamda kendileri gönderebileceklerdir.
(2) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilebilmesi için birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilenlerin 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekindeki “Elektronik Beyanname Gönderme Talep Formu”nu, (c) bendinde belirtilenlerin ise bu Tebliğ ekindeki “Elektronik Ortamda Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Gönderme Talep Formu”nu (Ek-1) doldurarak yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri gerekmektedir.
(3) Birinci fıkrada sayılanlardan beyannamelerini elektronik ortamda kendileri göndermek için talepte bulunanlara, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yetkili vergi dairesince kullanıcı kodu, parola ve şifre verilecektir.
(4) Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kendileri tarafından elektronik ortamda beyanname göndermek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifre alan mükellefler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini göndereceklerdir.
(5) Birinci fıkranın (c) bendinde yer alan işverenlerin, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla göndermek istemeleri halinde ilk beyanname gönderilmeden önce gerekli kayıt işlemlerinin yapılması için yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri gerekmektedir.
(6) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini elektronik ortamda kendileri gönderme şartlarını taşımayan mükellefler/işverenler, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini sözleşme düzenlemek suretiyle aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla elektronik ortamda göndereceklerdir.
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler
MADDE 8 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ile 5510 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının verdiği yetkiye istinaden;
a) 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi bulunan meslek mensuplarının müşterilerine ait,
b) Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesi gereğince basit usulde vergilendirilen mükelleflerin alış ve satışlarına ilişkin belgelerin kayıtlarını tutan meslek odalarının üyelerine ait,
c) 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa göre kurulmuş meslek odalarının ve birliklerinin işletme hesabı esasına göre defter tutan üyelerine ait,
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüştür.
Aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişilere kullanıcı kodu, parola ve şifre verilmesi ile ilgili işlemler
MADDE 9 – (1) Elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi talep eden;
a) Meslek mensuplarının 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan “Elektronik Beyanname Gönderme Aracılık Yetkisi Talep Formu”nu,
b) Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesi gereğince basit usulde vergilendirilen mükelleflerin alış ve satışlarına ilişkin belgelerin kayıtlarını tutan meslek odalarının bu Tebliğ ekindeki “Basit Usulde Vergilendirilen Mükelleflerin Beyannamelerinin Elektronik Ortamda Gönderilmesine Aracılık Yetkisi Talep Formu”nu (Ek-2),
c) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa göre kurulmuş meslek odalarının ve birliklerinin bu Tebliğ ekindeki “İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Beyannamelerinin Elektronik Ortamda Gönderilmesine Aracılık Yetkisi Talep Formu”nu (Ek-3),
doldurarak bağlı oldukları vergi dairesine müracaat etmeleri halinde 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda kendilerine kullanıcı kodu, parola ve şifre verilecektir.
(2) Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik ortamda beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek ve tüzel kişiler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanmaya devam edeceklerdir.
Aracılık sözleşmelerinin düzenlenmesi ve bilgi girişi
MADDE 10 – (1) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin gönderilmesine aracılık yetkisi bulunan;
a) Meslek mensuplarının, müşterileriyle 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan “Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesini/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesini”,
b) Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesi gereğince basit usulde vergilendirilen mükelleflerin alış ve satışlarına ilişkin belgelerin kayıtlarını tutan meslek odalarının bu Tebliğ ekindeki “Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi (Basit usulde vergilendirilen mükellefler için)” ni (Ek-4),
c) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa göre kurulmuş meslek odalarının ve birliklerinin bu Tebliğ ekindeki “Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi (İşletme hesabı esasına göre vergilendirilen mükellefler için)” ni (Ek-5),
düzenlemeleri gerekmektedir.
(2) Meslek mensupları, meslek odaları ve birlikleri, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi verme yükümlülüğü bulunmakla birlikte herhangi bir çalışanı bulunmayan müşterilerinin/üyelerinin beyannamesini mevcut sözleşme hükümlerine göre (yeni bir sözleşme düzenlenmeden) elektronik ortamda göndermeye devam edebileceklerdir.
(3) Aracılık yetkisi almış meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenmiş olan “Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname
Aracılık Sözleşmesine” ait bilgilerin meslek mensupları tarafından; meslek odaları ve birlikleri ile üyeleri arasında düzenlenmiş olan elektronik beyanname aracılık sözleşmesine ait bilgilerin ise meslek odaları ve birlikleri tarafından bu sözleşmelerin düzenlendiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde internet vergi dairesine (https://intvrg.gib.gov.tr/) bilgi girişinin yapılması gerekmektedir. Sözleşmelere ilişkin bilgi girişi yapılmaması durumunda Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesine izin verilmeyecektir.
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin onaylanması ve tahakkuk fişlerinin düzenlenmesi
MADDE 11 – (1) Elektronik ortamda gönderilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi sistem tarafından ön kontrolü yapıldıktan sonra kabul edilecektir.
(2) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde, vergi ve/veya primin tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata tespit edilmesi halinde bu hata kaynağı ile birlikte beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilecek ve beyannameyi gönderen tarafından söz konusu hatalar düzeltildikten sonra beyanname tekrar gönderilecektir.
(3) Elektronik ortamda gönderilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin geçerliliği ve matematiksel hata içermediği sistem tarafından saptandıktan sonra, beyannameyi gönderenin ekranından beyannameye onay vermesi istenecektir. Onaylama işleminin gerçekleşmesiyle birlikte Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi vergi dairesine verilmiş sayılacaktır.
(4) Sistem tarafından beyannamenin vergi kesintileri ve/veya prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinde, vergi ve/veya primin tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata tespit edilmesi ve hatanın kaynağı ile birlikte beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilmesine rağmen; beyannameyi gönderen, bildirilen hataya ilişkin düzeltmeleri yapmaksızın hata tespit edilmeyen tahakkuklara esas bilgileri onaylayarak beyannamesini gönderebilecektir. Bu durumda onaylanan tahakkuka esas bilgiler için beyanname verilmiş sayılacak ve onaylanan beyanname için tahakkuk fişi/fişleri düzenlenecektir. Bu çerçevede, tespit edilen ancak düzeltme yapılmayan hatalara ilişkin bilgiler için aynı döneme ait daha önce verilen ve onaylama işlemi tamamlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini de kapsayacak şekilde düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir.
(5) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin kanuni süresinde verilen beyanname olarak kabulü için onaylama işleminin beyannamenin verilmesi gereken son gün saat 23.59’a kadar tamamlanmış olması gerekmektedir.
(6) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin, aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler tarafından elektronik ortamda gönderilmesi ve onay işleminin yapılmasıyla birlikte bu beyanname mükellef/işveren tarafından verilmiş sayılacaktır. Onaylama işlemi tamamlanan beyannameye ait tahakkuk fişi/fişleri düzenlenerek mükellefe/işverene veya aracılık yetkisi verilmiş gerçek/tüzel kişiye elektronik ortamda iletilecektir. Bu ileti tahakkuk fişinin/fişlerinin mükellefe/işverene tebliği yerine geçer.
(7) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile beyan edilen vergi kesintileri ile sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgileri için ayrı ayrı tahakkuk fişleri düzenlenecektir.
(8) 5510 sayılı Kanuna göre her bir işyerinde çalıştırılan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini ihtiva eden Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, mükellef/işveren veya aracılık yetkisi verilmiş gerçek/tüzel kişiler tarafından onaylanarak vergi dairesine verildiği anda Kuruma da verilmiş sayılır. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerine ilişkin tüm iş ve işlemleri Kurumca yürütülür.
ÖRNEK 9: Bayan (H), işyerinde Ağustos/2017 döneminde 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 6, sosyal güvenlik destek primine tabi 1, 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesine istinaden tüm sigorta kollarına tabi 4 olmak üzere toplam 11 sigortalı çalıştırmıştır. Ağustos/2017 dönemine ait vergi kesintisi ve prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Bayan (H) adına yetkili meslek mensubu tarafından gönderilmiştir.
Sistem tarafından yapılan kontrol neticesinde, vergi kesintileri ve/veya prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinde, vergi ve primlerin tahakkuk ettirilmesini engelleyen herhangi bir hata tespit edilmediğinden, beyannamenin meslek mensubunca onayını müteakip vergi kesintisine ilişkin 1 adet, 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmetlerine ilişkin 2 adet ve 4447 sayılı Kanuna göre ise 1 adet olmak üzere toplam 4 adet tahakkuk fişi düzenlenecektir.
Düzenlenen 4 adet tahakkuk fişi meslek mensubuna elektronik ortamda iletilecek ve bu iletiyle birlikte tahakkuk fişlerinin Bayan (H)’ye tebliğ işlemi de tamamlanmış olacaktır.
ÖRNEK 10: Bay (K), işyerinde Ekim/2017 döneminde, 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 8 ve sosyal güvenlik destek primine tabi 1 olmak üzere toplam 9 sigortalı çalıştırmıştır. Bay (K) tarafından Ekim/2017 dönemine ait vergi kesintisi ve sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi elektronik ortamda gönderilmiştir.
Sistem tarafından yapılan kontrol sırasında, beyannamedeki vergi kesintisine ve sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan 1 sigortalıya ait tahakkuka esas bilgilerde hata bulunmadığı, tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan 8 sigortalıya ait tahakkuka esas bilgilerde ise hata bulunduğu beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilmiştir.
Bu durumda Bay (K), sistem tarafından tespit edilen hatayı düzelttikten sonra Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini yeniden gönderebileceği gibi hata bulunan tahakkuka ilişkin bilgileri düzeltmeden de hata bulunmayan tahakkuka esas bilgilerin onaylama işlemini yaparak beyannamesini gönderebilecektir.
Bay (K)’nin beyannamedeki hataya ilişkin düzeltmeleri tamamlamadan hata bulunmayan tahakkuklara esas bilgileri onaylayarak beyannamesini göndermesi durumunda onaylanan tahakkuka esas bilgiler için beyanname verilmiş sayılacak ve onaylanan beyanname için tahakkuk fişleri düzenlenecektir.
Dolayısıyla onaylanan vergi kesintisi ve sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalının prime esas kazanç ve hizmetleri için ayrı ayrı olmak üzere 2 adet tahakkuk fişi düzenlenerek Bay (K)’ye elektronik ortamda iletilecek ve bu iletiyle birlikte tahakkuk fişlerinin tebliğ işlemi de tamamlanmış olacaktır.
Ancak tahakkuka esas bilgilerinde hata bulunması nedeniyle onaylanmayan tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan 8 sigortalının prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin daha sonra düzeltilerek beyan edilmesi halinde ise aynı döneme ait daha önce verilen ve onaylanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde yer alan bilgileri de kapsayacak şekilde düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 11: Bayan (L), işyerinde Kasım/2017 döneminde, 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 3 ve sosyal güvenlik destek primine tabi 3 olmak üzere toplam 6 sigortalı çalıştırmıştır. Kasım/2017 dönemine ait vergi kesintisi ve sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Bayan (L) adına meslek mensubu tarafından gönderilmiştir.
Sistem tarafından yapılan kontrol neticesinde, 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmetlerine ilişkin tahakkuka esas bilgilerde hata bulunmadığı, vergi kesintisine ilişkin tahakkuka esas bilgilerde ise hata bulunduğu beyannameyi gönderen meslek mensubuna elektronik ortamda bildirilmiştir.
Bu durumda meslek mensubu sistem tarafından tespit edilen hataları düzelttikten sonra Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini yeniden gönderebileceği gibi hata bulunan tahakkuka ilişkin bilgileri düzeltmeden de onaylama işlemini yaparak beyannamesini gönderebilecektir.
Meslek mensubunun beyannamedeki hatalara ilişkin düzeltmeleri yapmadan hata bulunmayan tahakkuklara esas bilgileri onaylayarak beyannameyi göndermesi durumunda onaylanan tahakkuklara esas bilgiler için beyanname verilmiş sayılacak ve onaylanan beyanname için tahakkuk fişleri düzenlenecektir.
Dolayısıyla alınan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine ait damga vergisi için 1 adet ve 5510 sayılı Kanuna göre ise 2 adet olmak üzere ayrı ayrı 3 adet tahakkuk fişi düzenlenerek beyannameyi gönderen meslek mensubuna elektronik ortamda iletilecek ve bu iletiyle birlikte tahakkuk fişlerinin Bayan (L)’ye tebliğ işlemi de tamamlanmış olacaktır.
Ancak meslek mensubu tarafından tahakkuka esas bilgilerinde hata bulunması nedeniyle onaylanmayan vergi kesintilerine ilişkin bilgilerin daha sonra düzeltilerek beyan edilmesi halinde ise aynı döneme ait daha önce verilen ve onaylanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde yer alan bilgileri de kapsayacak şekilde düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 12: (M) Limited Şirketinin Kırşehir Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. (M) Limited Şirketinin Ağustos/2017 ayında;
– Kırşehir ilinde bulunan merkez işyerinde 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 8 ve sosyal güvenlik destek primine tabi 1 olmak üzere toplam 9,
– Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan şubesinde 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 3, sosyal güvenlik destek primine tabi 1 ve 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesine istinaden tüm sigorta kollarına tabi 2 olmak üzere toplam 6,
– Çorum ili Sungurlu ilçesinde bulunan şubesinde ise 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 2, 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesine istinaden tüm sigorta kollarına tabi 3 olmak üzere toplam 5,
sigortalı çalışanı vardır.
(M) Limited Şirketinin Kırşehir, Keçiören ve Sungurlu’da istihdam ettiği 20 çalışanının ücret ödemesi Kırşehir merkezden yapılmakta ve bu ödemelere ilişkin gelir vergisi kesintileri Kırşehir Vergi Dairesine beyan edilmektedir.
(M) Limited Şirketi tarafından Ağustos/2017 dönemine ait vergi kesintisi ve sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi elektronik ortamda gönderilmiştir.
Sistem tarafından beyannamede yapılan kontrol neticesinde;
– Kırşehir ve Sungurlu’da bulunan çalışanların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinde primin tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata bulunmadığı,
– Keçiören’de bulunan sigortalılardan, 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesine istinaden tüm sigorta kollarına tabi olan 2 çalışanın, prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinde primin tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata bulunduğu, diğer 4 çalışanın bilgilerinde ise hata bulunmadığı,
beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilmiştir.
Bu durumda (M) Limited Şirketi sistem tarafından tespit edilen hatayı düzelttikten sonra Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini yeniden gönderebileceği gibi hata bulunan tahakkuka ilişkin bilgileri düzeltmeden de hata bulunmayan tahakkuklara esas bilgilerin onaylama işlemini yaparak beyannamesini gönderebilecektir.
(M) Limited Şirketinin beyannamedeki hataya ilişkin düzeltmeleri tamamlamadan hata bulunmayan tahakkuklara esas bilgileri onaylayarak beyannamesini göndermesi durumunda onaylanan tahakkuklara esas bilgiler için beyanname verilmiş sayılacak ve tahakkuk fişleri düzenlenecektir.
Dolayısıyla onaylanan bilgilere istinaden;
– Vergi kesintisine ait 1 adet tahakkuk fişi,
– Kırşehir’de bulunan merkez işyerinde çalışan 9 sigortalıya ait 2 adet tahakkuk fişi,
– Sungurlu’da bulunan şubesinde çalışan 5 sigortalıya ait 2 adet tahakkuk fişi,
– Keçiören’de bulunan şubesinde çalışan 5510 sayılı Kanuna istinaden tüm sigorta kollarına tabi 3, sosyal güvenlik destek primine tabi 1 sigortalıya ait 2 adet tahakkuk fişi,
olmak üzere toplam 7 adet tahakkuk fişi düzenlenerek (M) Limited Şirketine elektronik ortamda iletilecek ve bu iletiyle birlikte tahakkuk fişlerinin tebliğ işlemi de tamamlanmış olacaktır.
Keçiören’de bulunan şubede 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesine istinaden tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan 2 sigortalının prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin daha sonra düzeltilerek beyan edilmesi halinde, düzeltme beyannamesinin daha önce verilen ve onaylanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde yer alan bilgileri de kapsayacak şekilde verilmesi gerekmektedir.
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine ilişkin düzeltme beyannamesi
MADDE 12 – (1) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin kanuni beyanname verme süresi içerisinde elektronik ortamda verilmesi esastır. Kanuni süresi içerisinde veya kanuni süresinden sonra verilen beyannamenin hatalı ve/veya eksik olduğu hallerde, süresinde veya süresi geçtikten sonra bu hata ve/veya eksiklikleri düzeltici mahiyette elektronik ortamda yeni bir beyanname verilmesi mümkündür.
(2) Daha önce verilmiş bulunan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi veya beyannamelerindeki hata ve/veya eksikliklere ilişkin verilecek düzeltme beyannamelerinin, söz konusu dönemlere münhasır olarak verilen beyannamelerde yer alan bilgileri de kapsaması gerekmektedir.
(3) 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen yasal süresi dışında verilmiş olmakla birlikte yasal süresi içinde verilmiş gibi kabul edilen haller nedeniyle 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerine ilişkin verilecek düzeltme beyannamelerinin söz konusu Yönetmelikte belirtilen haller için öngörülen tarihleri takip eden ayın 23 üncü günü saat 23.59’a kadar elektronik ortamda verilmesi halinde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilir. Bu haller nedeniyle düzenlenecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin elektronik ortamda verilebilmesi için Kurumca belirlenen belgelerle birlikte işyerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat edilmesi zorunludur.
(4) 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerine ilişkin yasal süresi geçirildikten sonra düzenlenecek olan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri elektronik ortamda verilecektir. Bu beyannameler Kurumca, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 103 üncü maddesine istinaden incelenerek uygun görülmesi halinde işleme alınacaktır.
Ceza uygulaması
MADDE 13 – (1) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine ilişkin fiillerin vergi kanunlarına göre vergi cezası kesilmesini gerektirmesi halinde 213 sayılı Kanun uyarınca vergi dairelerince, bu fiillerin 5510 sayılı Kanuna göre idari para cezası gerektirmesi halinde 5510 sayılı Kanun uyarınca sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından ayrı ayrı ceza kesilecektir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Diğer hususlar
MADDE 14 – (1) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
(2) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren kısmına ilişkin bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan hükümlere göre işlem yapılacaktır.
(3) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde yer alan sigortalıların prime esas kazançlarının tespiti ve hizmet bilgilerinin hesaplanmasına ilişkin hususlar hakkında, 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
(4) Beyannamelerini kendileri gönderecek mükellefler/işverenler ile aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler, beyannameleri elektronik ortamda göndermek üzere kendilerine verilmiş bulunan kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçla kullanamayacakları gibi bir başkasının kullanımına da izin vermeyeceklerdir. Beyannamelerini kendileri gönderecek mükellefler/işverenler ile aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dahil) Gelir İdaresi Başkanlığının 444 0 189 numaralı Vergi İletişim Merkezine (VİMER) telefonla veya ilgili vergi dairesine dilekçe ile derhal bilgi vereceklerdir. Söz konusu kişiler bildirim anına kadar yapılan işlemlerden ve taraflarına verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumlu olacaklardır.
(5) 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan Ek-3 “Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” ile Ek-4 “Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi” bu Tebliğ ekinde (sırasıyla Ek-6 ve Ek-7) yer aldığı şekilde değiştirilmiştir.
(6) Bankalar ve aracı kurumların 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin bir ve üç numaralı fıkraları kapsamında yaptıkları kesintileri beyan ettikleri “Muhtasar Beyanname (G.V.K. Geçici 67 nci Maddeye Göre Yapılan Tevkifatlar İçin)” bu Tebliğ hükümleri kapsamı dışındadır.
(7) Prime esas kazanç ve hizmet bilgileri, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile elektronik ortamda gönderilirken beyannameyi gönderen tarafından beyannamenin ilgili alanlarında yer alan “asıl/ek/iptal” seçeneklerinden işverenin durumuna uygun olanı her bir işyeri için sigortalı bazında belirtilecektir.
(8) Alt işverenler, asıl işverenin Kurum işyeri sicil numarası ve kendilerine ait alt işveren kodunu yazarak çalıştırdıkları sigortalılar için Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini vereceklerdir.
(9) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi https://ebeyanname.gib.gov.tr/internet adresinden görüntülenebilecektir.
(10) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi kağıt ortamında verilemeyecektir.
Vergi Kimlik Numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumu Ġşyeri Sicil Numarasının eşleştirilmesi
GEÇĠCĠ MADDE 1 – (1) 213 sayılı Kanunun 148 inci, 149 uncu maddeleri ile mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak; vergi kanunlarına göre muhtasar beyanname verme yükümlülüğü bulunan ve aynı zamanda 5510 sayılı Kanuna göre aylık prim ve hizmet belgesi veren mükelleflere/işverenlere vergi kimlik numaraları ile kurum işyeri sicil numaralarının eşleştirilmesi amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere bu Tebliğ ekinde yer alan “Vergi Kimlik Numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumu İşyeri Sicil Numarasının Eşleştirilmesine İlişkin Bildirim”i (Ek-8) elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.
(2) Vergi Kimlik Numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumu İşyeri Sicil Numarasının Eşleştirilmesine İlişkin Bildirim, eksiksiz ve hatasız bir şekilde doldurularak 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda bu Tebliğin yayım tarihini izleyen ayın sonuna kadar internet vergi dairesi üzerinden (https://intvrg.gib.gov.tr/) elektronik ortamda gönderilecektir.
Geçiş dönemi uygulaması
GEÇĠCĠ MADDE 2 – (1) Kırşehir ili merkez ve ilçelerinde bulunan mükellefler/işverenler (281 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen bankalar hariç) için bu Tebliğin uygulanmasına, Haziran ayında verilmesi gereken beyannameler dahil olmak üzere 1/6/2017 tarihinden itibaren başlanacaktır.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren mükellef/işverenlerce Kırşehir ili dışında istihdam edilmekle birlikte ücret ödemeleri veya tahakkuku Kırşehir ilinde yapılan çalışanların ücret ödemeleri üzerinden tevkif edilen vergiler ile sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Kırşehir Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderilecektir.
(3) Kırşehir ilinde istihdam edilmekle birlikte ücret ödemesi veya tahakkuku farklı bir ilde yapılan çalışanların ücret ödemeleri üzerinden tevkif edilen vergilere ait muhtasar beyanname, ücret ödemesi veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine verilecektir. Ayrıca bu sigortalılara ait aylık prim ve hizmet belgeleri ise elektronik ortamda (e-bildirge) Kuruma verilmeye devam edilecektir.
Kurum tarafından verilmiş olan şifreler
GEÇĠCĠ MADDE 3 – (1) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5510 sayılı Kanun uyarınca çalıştırdığı sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini elektronik ortamda gönderen işverenler ile bildirge göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verecekleri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini Kurum tarafından verilmiş olan şifre ile gönderemeyeceklerdir.
Yürürlük
MADDE 15 – (1) Bu Tebliğin;
a) Geçici 1 inci maddesi yayımı tarihinde,
b) Geçici 2 nci maddesi 1/6/2017 tarihinde,
c) Diğer maddeleri 1/1/2018 tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı müştereken yürütür.

Dosyayı indirmek için Tıklayınız.

12 Sıra No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği; KOBİ’lerde Vergi İndirimine İlişkin

KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 1)’NDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 12)
Resmi Gazete No:
29976
Resmi Gazete Tarihi:
11/02/2017
MADDE 1 – 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel
Tebliği (Seri No: 1)’nin “5.12.1.1. Yasal düzenleme ve istisnanın kapsamı” başlıklı bölümünün
üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Ayrıca, 18/1/2017 tarihli ve 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun
ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 4490 sayılı Kanunun 12
nci maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere; “Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, gemi ve
yatların, Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek bir başka sicile kaydedilmek üzere veya
sair suretlerle devri aşamasında da uygulanır. Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi uyarınca Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilen gemilerin, bu sicilden
terkin edilerek başka bir sicile kaydedilmek üzere veya sair suretlerle devri halinde, bunların en az
altı ay süreyle Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olarak işletilmiş olması şartı aranır.”
hükümlerini içeren üçüncü fıkra eklenmiştir.
Bu kapsamda, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemi ve yatların 6770 sayılı Kanunun
yürürlüğe girdiği 27/1/2017 tarihinden itibaren bu sicilden terkin edilerek başka bir sicile
kaydedilmek üzere veya başka suretlerle devrinden doğan kazançlar için de bu istisnadan
yararlanılabilecektir. Öte yandan, yurt dışından ithal edilerek 4490 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilen 3.000
DWT’nin (yolcu gemileri ile özel maksatlı, özel yapılı gemilerde ise 300 grostonun) üzerindeki
gemilerin, bu sicilden terkin edilerek başka bir sicile kaydedilmek üzere veya sair suretlerle
devrinden elde edilecek kazançların gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilebilmesi için, en az
altı ay süreyle Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olarak işletilmiş olmaları şartı aranacaktır.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğin “32.2. İndirimli kurumlar vergisi” başlıklı bölümünden sonra gelmek
üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“32.3. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) birleşmelerinde kurumlar vergisi
oranının indirimli uygulanması
6770 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 32 nci maddesine eklenen
beşinci fıkrada; “(5) 19 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında birleşen sanayi sicil belgesini haiz
ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, birleşme tarihinde
sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançları ile bu kapsamda
birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap
döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına uygulanmak üzere kurumlar
vergisi oranını %75’e kadar indirimli uygulatmaya, bu indirim oranını, sektörler, iş kolları, üretim
alanları, bölgeler, hesap dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya
imalatçı ihracatçı kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu; bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükümlerine yer
verilmiştir.
32.3.1. KOBİ tanımı
19/10/2005 tarihli ve 2005/9617 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Küçük ve Orta
Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar”
başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, küçük ve orta büyüklükte işletme,
ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan
herhangi biri kırk milyon Türk Lirasını aşmayan ve anılan Yönetmelikte mikro işletme, küçük
işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimler veya girişimler olarak
tanımlanmıştır.
5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması bakımından küçük ve orta
büyüklükteki işletme (KOBİ); birleşmenin gerçekleştiği tarihten önceki hesap döneminde ikiyüzelli
kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve aynı hesap dönemine ilişkin gelir tablosunda yer alan yıllık
net satış hasılatı veya bu dönemin sonunda çıkarılan bilançonun aktif toplamından herhangi biri
kırk milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeleri ifade etmektedir. Birleşmenin gerçekleştiği tarihten
önceki hesap döneminde ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam etme kriterinin tespitinde,
sigorta bildirgeleri esas alınmak suretiyle hesaplanan yıllık ortalama çalışan sayısı dikkate
alınacaktır.
Örnek: (A) Ltd. Şti. 2016 hesap döneminde vermiş olduğu sigorta bildirgelerine göre on iki aylık
dönem boyunca toplam 2.892 çalışan bildiriminde bulunmuştur. Ayrıca 31/12/2016 tarihli
bilançosunun aktif toplamı 45.000.000.- TL olup 2016 hesap dönemine ait gelir tablosuna göre net
satış hasılatı 34.000.000.-TL’dir.
(A) Ltd. Şti.’nin 2016 hesap dönemine ilişkin yıllık ortalama çalışan sayısı (2.892 / 12 = 241) 250’nin
altında olduğundan ve bu dönemin sonunda çıkarılan bilançosunun aktif toplamı her ne kadar kırk
milyon Türk Lirasının üzerinde olsa da yıllık net satış hasılatı kırk milyon Türk Lirasını
aşmadığından, 2017 yılında gerçekleştirilecek birleşmeler açısından (A) Ltd. Şti. Kanunun 32 nci
maddesinin beşinci fıkrasının uygulamasında KOBİ niteliğini haiz bulunmaktadır.
Bir kurum, 250’den az işçi çalıştırmakla birlikte, bir önceki hesap döneminin sonu itibarıyla yıllık
net satışları ve net aktif toplamının her ikisi de kırk milyon TL’den fazla ise KOBİ kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
32.3.2. KOBİ birleşmelerinde kurumlar vergisi oranının indirimli uygulanmasının şartları
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümleri kapsamında, KOBİ’lerin münhasıran üretim
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranının indirimli olarak
uygulanabilmesi için;
a) Birleşmenin, Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan devir şartlarını taşıması,
b) Birleşen kurumların KOBİ niteliğinde olması,
c) Birleşen kurumların devir tarihi itibarıyla sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle
iştigal eden kurumlardan olması
şarttır.
32.3.2.1. Birleşmenin, Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan devir
şartlarını taşıması
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulaması bakımından birleşme, KOBİ’lerin
Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında gerçekleştirdikleri devirleri ifade
etmektedir. Dolayısıyla, Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden
yararlanılabilmesi için birleşmenin, bu Tebliğin (19.1) bölümünde yapılan açıklamalara uygun
olarak gerçekleştirilen devir niteliğinde olması şarttır.
32.3.2.2. Birleşen kurumların KOBİ niteliğinde olması
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanması bakımından birleşen
kurumların KOBİ niteliğini taşımaları şarttır.
Buna göre, KOBİ niteliğinde olmayan kurumlarla gerçekleştirilen devirler dolayısıyla anılan fıkra
hükümlerinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
32.3.2.3. Birleşen kurumların devir tarihi itibarıyla sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen
üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlardan olması
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden sadece, sanayi sicil belgesini haiz ve
fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden KOBİ’lerin yararlanmaları mümkündür. Bu kapsamda, birleşen
kurumların devir tarihi itibarıyla sanayi sicil belgesini haiz olmaları ve fiilen de üretim faaliyetiyle
iştigal etmeleri şarttır.
Dolayısıyla, sanayi sicil belgesini haiz olmakla birlikte fiilen üretim faaliyetiyle iştigal etmeyen veya
fiilen üretim faaliyetiyle iştigal etmekle birlikte sanayi sicil belgesini haiz olmayan KOBİ’ler, diğer
şartları taşısalar dahi bu fıkra hükümlerinden yararlanamazlar.
32.3.3. Kurumlar vergisi oranının indirimli uygulanması
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, şartları sağlayan KOBİ’lerin, birleşme
tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançları ile
birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap
döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına, Bakanlar Kurulunca
belirlenecek indirimli oranda kurumlar vergisi uygulanacaktır.
Örnek: 1/8/2017 tarihinde KOBİ niteliğindeki (A) Ltd. Şti., KOBİ niteliğindeki mevcut (B) A.Ş.’ye
Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında devrolunmuştur.
Buna göre,
a) (A) Ltd. Şti.’nin 1/1/2017-1/8/2017 kıst döneminde ve
b) (B) A.Ş.’nin de;
– 1/1/2017-31/12/2017 hesap döneminde,
– 1/1/2018-31/12/2018 hesap döneminde,
– 1/1/2019-31/12/2019 hesap döneminde
münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına, Kanunun 32 nci maddesinin beşinci
fıkrası kapsamında kurumlar vergisi oranı indirimli olarak uygulanacaktır.
Diğer taraftan, üretim faaliyetleri dışında elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi oranı indirimli
olarak uygulanmayacaktır.
Kanunun 32 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kurumlar vergisi oranı indirimli olarak
uygulanacak kazançlar münhasıran üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar olduğundan,
birleşilen kurumun muhasebe kayıtlarını üretim faaliyetlerine ilişkin kazançlarını diğer
kazançlarından ayrı olarak tespitine imkan verecek şekilde tutması gerekmektedir.
Devir tarihinden sonra, devir tarihi itibarıyla faaliyette bulunulan alanlardan farklı alanlarda üretim
faaliyetlerine başlanılması halinde, bu yeni üretim faaliyetlerinden kalan süre içerisinde elde edilen
kazançlara da söz konusu fıkra hükmü kapsamında kurumlar vergisi oranı indirimli olarak
uygulanabilecektir.
Ayrıca, birleşmeden sonra birleşilen kurumun KOBİ niteliğini kaybetmesi münhasıran üretim
faaliyetinden elde ettiği kazançlarına kurumlar vergisi oranının indirimli olarak uygulanmasına
engel teşkil etmeyecektir.”
MADDE 3 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
Tebliğ grubu:
– KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞLERİ

Dosyayı indirmek için Tıklayınız